Dünyada yaygın olarak bilinen ancak ülkemizde tezgâhlarda henüz yeni yeni yer almaya başlayan alabaş turpu, turpgiller familyasının bir üyesidir. Şalgam ve lahanaya benzetilen, açık yeşil ve morumsu renkte yapraklı bir bitkidir; yumrumsu kısmı toprağın üzerinde yetişir. Hem yumrusu hem de yaprakları farklı şekillerde tüketilebilir. Sağlıklı beslenmek isteyenler ve vejetaryenler tarafından tercih edilen sebzeler arasında yer alan alabaş turpu, potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum, karbonhidrat, A vitamini ve C vitamini bakımından zengindir. Hafif tatlımsı, turpu andıran keskin bir tadı vardır ve hem çiğ hem pişmiş olarak sofralarda yer bulur. Alabaş turpunun mutfaktaki yeri Alabaş, çiğ olarak salataya rendelenebilir veya pişirilerek kullanılabilir. Alabaş turpu, salatalarda çiğ veya fırın yemeklerinde pişmiş olarak kullanılabilir. Demir bakımından zengin olduğu söylenir. Alabaş turpu, salataya rendelenip eklenebilir; pişmiş yemeklerde de kullanılır. Alabaş turpu nasıl seçilir? Alabaş turpu seçerken yumrunun sıkı, pürüzsüz ve ağır hissettirmesine dikkat edilir; büyük yumrular genellikle daha lifli ve sert olur, orta boy yumrular ise daha gevrek ve yumuşak bir dokuya sahiptir. Yaprakları da tüketilecekse yaprakların canlı yeşil ve diri olmasına, sararmış ya da solmuş yaprak bulunmamasına özen gösterilmelidir. Sap kısmı hâlâ üzerinde satılan alabaşlarda sapın da diri olması tazelik göstergesidir. Mor ve yeşil alabaş arasında fark var mı? Alabaş turpu açık yeşil ve morumsu olmak üzere iki renk çeşidiyle satılır; renk farkı yalnızca kabuk kısmındadır, iç kısım her ikisinde de krem-beyaz renktedir ve tat bakımından belirgin bir fark yoktur. Mor çeşit soyulmadan önce ellere ve tezgâha leke bırakabileceğinden soyma sırasında dikkat edilmesi önerilir. Her iki renk de aynı yöntemlerle pişirilebilir ve birbirinin yerine kullanılabilir. Nasıl saklanır? Alabaş turpunun yaprakları yumrudan ayrı olarak saklanmalıdır; yapraklar üzerinde bırakıldığında yumrudaki nemi ve besin değerini hızla çeker. Yumru, plastik poşete konularak buzdolabının sebzelik bölmesinde iki-üç hafta boyunca tazeliğini korur; yapraklar ise ıslak bir bezle sarılıp ayrı saklandığında birkaç gün dayanır. Mutfakta nasıl kullanılır? Alabaş turpu çiğ olarak ince dilimlenip salatalarda, rendelenerek de coleslaw benzeri karışımlarda kullanılabilir. Pişirilecekse küp doğranıp haşlanabilir ya da fırında kızartılabilir; fırında 200 °C'de yaklaşık 20-25 dakika pişirildiğinde tatlımsı bir aroma kazanır. Yaprakları ıspanak gibi sote edilerek ya da çorbalara eklenerek değerlendirilebilir. Haşlanmış alabaş turpu patates gibi püre hâline de getirilebilir; tek başına ya da patatesle karıştırılarak hazırlanan bu püre daha hafif ve lifli bir doku sunar. Hangi tatlarla iyi gider? Alabaş turpunun hafif tatlımsı ve turp benzeri keskin tadı, elma ve armut gibi meyvelerle salatalarda iyi bir denge kurar. Zeytinyağı, limon ve taze otlarla hazırlanan basit bir sos, yumrunun doğal tadını öne çıkarır; peynir ve kabuklu yemişlerle birlikte de sıkça kullanılır. Kimyon ve nane gibi otlarla da iyi uyum sağlar; Akdeniz ve Ortadoğu mutfaklarında salatalarda sıkça bu baharatlarla birlikte kullanılır.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili bir karar vermeden önce hekiminize danışın.
Okuyucunun Dikkatine
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili bir karar vermeden önce hekiminize danışın.