Artan bulgur pilavı pirinç pilavının tersine davranır: soğuyan pirinç taneleri birbirinden ayrılırken bulgur yoğrulduğunda ezilip birbirine tutunur. Bu yüzden artan bulgur pilavı köfteye, salataya ve dolma içine pirinç pilavından daha iyi gider. Tavada kavrulan pilav için ise uygun değildir, çünkü orada kurur, sertleşir ve kırılır.
Bulgur, buğdayın haşlanıp kurutulduktan sonra kırılmasıyla elde edilir; yani pilav olmadan önce bir kez pişmiştir. Pilavda ikinci kez su çeken taneler yumuşak ve gözeneklidir. Soğuyan bulgur sıkılaşır ama yüzeyi pirinç gibi kaygan bir kabuk bağlamaz; avuçta sıkıldığında taneler ezilir ve nişastalı yüzeyleri birbirine yapışır. Soğuk pirinç tanesi ise sertleşir, yuvarlak kalır ve yoğrulunca kayar. Aynı soğuma iki pilavı ters yöne götürür; artan bulgurun değerlendirmesi bu farktan başlar.
En uygun yer köftedir. Soğuk bulgur pilavı biraz salça, pul biber, ince doğranmış taze soğan ve maydanozla yoğrulur; yoğrulan pilav birkaç dakika içinde macunlaşmaya başlar ve avuçta şekil tutar. Harç dağılıyorsa biraz ince bulgur ya da un eklenip kısa süre bekletilir; ele yapışıyorsa ıslak elle şekil verilir. Bu köfteler marul yaprağına sarılıp limonla olduğu gibi yenebilir, istenirse yumurtaya bulanıp tavada kızartılır. Pilav zaten tuzlu olduğu için tuza yoğrulduktan sonra bakılır.
İkinci yol salatadır. Kısır ince bulgurla ve ıslatılarak yapılır; pilavlık iri bulgur ise zaten pişmiş olduğu için doğrudan bir salata tabanına dönüşür. Soğuk pilav bir kaba ufalanır, üstüne salça, limon, zeytinyağı, nar ekşisi ve bol yeşillik eklenip karıştırılır. Tanelerin iri olması salataya kısırdan farklı bir çiğneme verir; bunu dengelemek için domates ve salatalık küçük doğranır. Salata bir süre bekletilirse bulgur sosu çeker ve tatlar birbirine geçer. Salça pilavın tuzunu artırır, bu yüzden tuz en son eklenir.
Dolma içi de artan bulgur pilavının iyi değerlendirildiği yerdir. Pilav kıyma ya da doğranmış sebzeyle karıştırılıp biberin ve kabağın içine doldurulur; pilav pişmiş olduğu için tencereye az su konur ve dolma sebze yumuşayınca biter. Az kalan pilav çorbaya da girer: mercimek ya da yoğurtlu çorbanın içine son dakikalarda eklenir. Bulgur çorbada suyu çekmeyi sürdürür, bu yüzden çorba biraz daha sulu bırakılır ve pişer pişmez servis edilir.
Tavada kavrulan pilav ise artan bulgurun yeri değildir. Pirinç pilavının tersine bulgurun tanesi yağda kızarırken kurur, sertleşir ve kırılır; tavanın dibinde kavrulmuş kırıntı gibi kalır. Bulgur pilavı olduğu gibi ısıtılacaksa kapaklı bir tencerede, üstüne biraz su ya da et suyu serpilerek buharla ısıtılır ve çatalla havalandırılarak tabağa alınır. Kısacası artan pirinç kurumayı isteyen işe, artan bulgur bağlanmayı isteyen işe gider; ikisini aynı tarife koymak ikisinin de iyi yanını kaybettirir.