Elde kalan farklı peynir uçları rendelenip bir araya getirilerek börek içine, fırın makarnasının üstüne ve kumpir harcına dönüştürülür. Karışımı kurarken bir kural gözetilir: eriyen ve erimeyen peynirler aynı işe konmaz, yoksa erimeyen peynir taneli kalır. Buzdolabında kuruyup sertleşmiş uçlar ise rendede taze peynirden daha iyi durur.
Peynir uçları çoğu zaman farklı peynirlerden gelir: bir parça kaşar, bir dilim beyaz peynir, biraz lor, eski bir kaşarın sert ucu. Bunları tek bir işe koymadan önce hangisinin eridiği ve hangisinin erimediği ayrılır. Kaşar gibi mayayla pıhtılaştırılıp olgunlaştırılan peynirler ısıda erir ve uzar. Lor ve çökelek gibi asitle kesilen taze peynirler yumuşar ama akmaz. Çok olgun ve kuru peynirler ise erimek yerine yağını bırakır. Uçlar bu üç davranışa göre gruplanır ve her grup kendi işine gider.
Eriyen peynir uçları rendelenip karıştırılır ve eriyen peynir isteyen işlere gider: fırın makarnasının, sebze gratenin ve tostun üstüne. Kumpir harcına sıcak patatesle birlikte yedirilir. Farklı kaşarların karışımı tek bir kaşardan daha dolgun bir tat verir. Eski kaşar gibi tadı keskin ama erimesi zayıf olan bir uç, iyi eriyen bir peynirin yanına az miktarda katılır; böylece hem erime hem tat alınır. Karışımın tamamı keskin peynirden kurulursa üst kat kurur ve yağlanır.
Erimeyen uçlar börek ve pide içine, menemene ve salataya gider. Beyaz peynir kırıntısı ve lor maydanoz, dereotu ve yumurtayla ezilirse börek içi olur; fırında şeklini korur ve akmaz. Aynı kırıntı domates ve biberle tavada menemene katılır. Erimeyen peyniri eriyen peynirle aynı sosa koymak ise hatadır: sos akarken erimeyen peynir taneli kalır ve sosun dokusunu bozar. Peynirli bir sos için yalnız eriyen gruptan uçlar seçilir; erimeyenler sosun üstüne son anda serpilir.
Buzdolabında kuruyup sertleşen uçlar sanıldığı gibi işe yaramaz hâle gelmemiştir. Sertleşme peynirin nemini kaybetmesinden gelir ve kuru peynir rendede taze peynirden daha iyi durur: ince rendeye yapışmaz, toz gibi dökülür. Bu uçlar ince rendelenip makarnanın, çorbanın ve salatanın üstüne serpilir. Rendelemeyi zorlaştıracak kadar sertleşmiş bir ucun kabuklaşmış kenarı kesilir ve kalan kısım rendelenir. Kuru uç, elde ısınıp yağlanmasın diye buzdolabından çıkar çıkmaz rendelenir. Bu yola yalnız nemini kaybetmiş, rengi ve kokusu değişmemiş peynir girer.
Peynir uçlarının bir başka yolu ezmedir. Farklı peynir kırıntıları biraz yoğurt ya da tereyağıyla ezilir, pul biber, kekik ve ince doğranmış yeşillikle karıştırılır; ekmeğe sürülen ya da kahvaltıya konan bir peynir ezmesi olur. Ezme zaten tuzludur, çünkü peynirlerin hepsi tuz taşır; bu yüzden tuz eklenmez. Üzerinde küf beliren bir uç ise bu işlerin hiçbirine girmez; küflü peynirin kesilip kesilmeyeceği ayrı bir konudur ve oradaki kurala göre karar verilir.