Aşure kâselere sıcak ve akışkanken paylaştırılır, çünkü soğudukça koyulaşır ve kâsede düz, parlak bir yüzey bağlar; süs ise aşure kâsede soğuyup yüzeyi sıkılaşınca konur. Sıcak aşurenin üstüne serpilen nar suyunu salar, ceviz ve fındık batar. Komşuya gidecek kâselerin üstü süslendikten sonra kapatılır.
Aşure tencereden kâseye akışkan bir kıvamda girer ve kâsede koyulaşır. Buğdayın nişastası pişerken suya geçer ve sıcakken sıvı gibi davranır; soğudukça bu nişasta sıkılaşır ve aşure kaşıkla kesilecek bir kıvam alır. Bu yüzden paylaştırma aşure sıcakken yapılır. Soğuduktan sonra kâseye konan aşure topaklanır, yüzü düzleşmez ve kâsenin kenarına yapışan izler silinse de kaybolmaz. Tencere ocaktan alındıktan sonra kâseler hemen doldurulur. Kâseye dökülen aşure kendiliğinden yayılır ve yüzeyi düzleşir; bu düzlük sonraki süsleme için gerekli olan zemindir.
Tencerenin dibine buğday, nohut ve fasulye çöker, üstte ise daha sulu kısım kalır. Kepçe her dolumdan önce tencerenin dibinden yukarı doğru karıştırılır ki her kâseye aynı oranda tane düşsün. Kuru meyveler de aynı şekilde dağılır; ilk kâseler sulu, son kâseler tane dolu olmasın diye kepçe hep dipten alınır. Kâseler aynı boyda seçilirse dağıtımda fark göze batmaz. Kâsenin kenarına damlayan aşure hemen nemli bir bezle silinir, çünkü soğuyunca kurur ve iz bırakır.
Dolu kâseler üst üste konmadan, yan yana dizilerek soğumaya bırakılır. Üstü açık kalır; kapak ya da streç film sıcak aşurenin üstünde buhar toplar ve yüzeye su damlatır, parlak yüzey matlaşır. Aşure soğudukça yüzey önce bir zar bağlar, sonra sıkılaşır. Süs için beklenen işaret budur: parmak ucuyla hafifçe dokunulduğunda yüzey iz bırakmıyorsa süsleme zamanı gelmiştir. Soğuyan aşurenin nasıl ve ne kadar saklanacağı ayrı bir püfün konusudur. Kâseler serin ve hava alan bir yerde durursa yüzey eşit sıkılaşır.
Süs malzemeleri aşurenin rengine karşıt seçilir: nar taneleri, ceviz, fındık, kuru üzüm, dövülmüş fıstık, hindistan cevizi ve tarçın. Nar ve ceviz gibi iri parçalar önce konur, ince serpilenler en sona kalır. Tarçın en son ve az serpilir; nemli yüzeye erken serpilen tarçın koyu lekeler bırakır. Desen kâsenin ortasından dışarı doğru kurulur ve kâsenin kenarı boş bırakılır ki kâse taşınırken süs dökülmesin. Nar taneleri servisten hemen önce eklenirse suyunu yüzeye bırakmaz ve rengini korur.
Aşure paylaşmak için yapılan bir tatlıdır ve kâselerin bir kısmı komşuya gider. Taşınacak kâselerin üstü süs tamamlandıktan sonra kapatılır; streç film yüzeye değmeden gerilir ki süs yapışmasın. Kâseler tepsiye dizilerek taşınır, elde tek tek götürülen kâse eğilir. Gelen kâsenin boş gönderilmemesi de bu ikramın bir parçası sayılır; kâse içine bir parça tatlı ya da kuruyemiş konarak geri verilir. Kâseye adres ya da isim yazmak gerekiyorsa kâğıt kâsenin altına iliştirilir, üstüne değil.