Bayat kek ile bayat kurabiye aynı çözümü kaldırmaz, çünkü ikisi ters yönde bayatlar: kek nem kaybedip kurur, kurabiye havadan nem çekip yumuşar. Kuruyan kek ufalanıp truf topuna, tatlı tabanına ve dondurma üstüne gider; yumuşayan kurabiye fırında kısa süre tutulup çıtırlığını geri alır. Karar, bayatlığın hangi yönde olduğuna bakılarak verilir.
Kekin yumuşaklığı hamurun içinde tutulan nemden gelir. Kek beklerken bu nem yüzeyden uçar, nişasta sıkılaşır ve dilim kuru, ufalanan bir dokuya döner. Kurabiye ise pişerken suyunu büyük ölçüde kaybeder ve çıtırlığını bu kuruluktan alır; beklerken havadaki nemi çeker, şekeri yumuşar ve kurabiye esneyen bir hâle gelir. Birinde eksik olan nem, ötekinde fazla olan nemdir; bu yüzden aynı yöntem ikisine birden uygulanamaz ve ilk iş bayatlığın yönünü görmektir.
Kuruyan kekin en iyi yeri ufalanmış hâlidir. Kek elle ya da rondoda kırıntıya çevrilir; kırıntı eritilmiş çikolata, reçel ya da krem peynirle yoğrulup top yapılır ve kakaoya ya da hindistan cevizine bulanır. Kek zaten pişmiş olduğu için bu toplar fırına girmez; buzdolabında sıkılaşması yeterlidir. Bağlayıcı az az eklenir, çünkü kekin ne kadar kuruduğuna göre ihtiyaç değişir; harç avuçta top olup ele yapışmıyorsa oran yerindedir. Kırıntıya biraz dövülmüş ceviz ya da fındık katılırsa toplar daha sıkı durur.
İkinci yol tabandır. Kek kırıntısı eritilmiş tereyağıyla karıştırılıp kalıbın dibine bastırılır ve üstüne muhallebi, meyveli krema ya da yoğurtlu bir kat dökülür; bisküvi tabanın yerini görür ve daha yumuşak kalır. Kırıntı tavada kısık ateşte kavrulursa dondurmanın, sütlacın ya da meyvenin üstüne serpilen kıtır bir kat olur; kırıntı kavrulurken sürekli karıştırılır, çünkü şekerli kek hızla renk alır ve yanar. Kuru kek dilimleri şerbet ya da şurupla ıslatılan tatlılara da girer, çünkü kuru kek sıvıyı taze kekten daha hızlı ve daha eşit çeker.
Yumuşayan kurabiye içindeki fazla nemi bırakırsa eski hâline döner. Kurabiyeler tepsiye aralıklı dizilir ve fırında kısa süre tutulur; amaç onları yeniden pişirmek değil, çektikleri nemi uçurmaktır. Kurabiye fırından çıkarken hâlâ yumuşak görünür ve bu yanıltır: çıtırlık soğudukça gelir. Bu yüzden fırında sertleşmesi beklenmez; kenarları kurumuş ve yüzeyi dokunulduğunda nemli değilse kurabiye çıkarılır ve tel ızgarada soğumaya bırakılır. Fırında fazla kalan kurabiye koyulaşır ve acılaşır.
Kurutmaya rağmen toparlanmayan ya da kremalı ve dolgulu olduğu için fırına girmeyen kurabiye kek gibi değerlendirilir: ufalanıp tatlı tabanına ya da truf harcına katılır. Yağlı kurabiye kırıntısı tabanda daha az tereyağı ister, bu yüzden kırıntı eklendikçe harca bakılır. Bayatlıkla bozulma ise ayrı şeylerdir: üstünde küf lekesi beliren, ekşimsi ya da acımsı kokan kek ve kurabiye bu yollardan hiçbirine girmez. Değerlendirilen şey yalnızca nemi değişmiş olandır.