Bayramda gün boyu gelen misafire ikram, her şeyi bir kerede tabağa dizmek yerine küçük partiler hâlinde hazır tutulur: servis tabağı az doldurulur, kalanı mutfakta kapalı kutularda bekler ve her gelen misafirle tabak yeniden kurulur. Şerbetli tatlı kurabiyeden ayrı durur, çay ise demlikte saatlerce bekletilmez, gün içinde tazelenir. Böylece akşam gelen misafir de sabahki kadar taze bir ikram bulur.
Açıkta bekleyen ikram tabağı saatler içinde bayatlar: kurabiye havanın nemini çekip yumuşar, lokum kurur, kuruyemiş kokusunu kaybeder. Tabakta bekleyen her parçaya gün boyu el de uzanır. Bu yüzden servis tabağına ancak bir iki misafire yetecek kadar ikram konur; kalanı mutfakta, ağzı sıkı kapanan kutularda durur. Misafir kalkınca tabak toplanır, kırıntıları silinir ve yenisi kutudan kurulur. Tabak her seferinde az ve taze görünür, kutudaki ikram da günün sonuna kadar ilk günkü dokusunu korur.
Şerbetli tatlı ile kuru ikram aynı tabağa konmaz. Baklavanın şerbeti yanındaki kurabiyeye geçer, kurabiye şerbeti çekip hamurlaşır; kurabiyenin kırıntısı da tatlının üstüne yapışır. Şerbetli tatlı kendi tepsisinde, üstü örtülü olarak durur ve servis kaşığı ya da maşayla alınır. Tepsiden tabağa yalnızca o anki misafir kadar dilim aktarılır, tepsiye her dönüşte yeniden el sürülmez. Şerbetli tatlı oda sıcaklığında daha iyi durur; buzdolabından yeni çıkmış baklavanın hamuru sertleşir ve şerbeti ağırlaşır.
Sütlü, kremalı ya da etli ikramda kural değişir: bu tür ikramlar tezgâhta bekletilmez, buzdolabında durur ve her misafir için ayrı çıkarılır. Oda sıcaklığında geçen süre toplanarak işler; gün boyu birkaç kez masaya gelen bir kremalı pasta, arada buzdolabına girmiş olsa bile o süreyi biriktirir. Pişmiş yiyeceğin oda sıcaklığında en fazla 2 saat bekleyebileceği, sıcak havada bu sürenin 1 saate indiği ayrı bir püfün konusudur; bayram sofrasında süre kurabiyeye göre değil, kremalı ikrama göre planlanır.
Çay bayram ikramının ortak içeceğidir ve en çabuk bozulan parçasıdır. Demlikte uzun süre bekleyen çay koyulaşır ve acılaşır; soğuyup yeniden ısıtılan çay da tazesinin tadını vermez. Bu yüzden gün boyu tek bir büyük demlik kurulmaz, demlik boşaldıkça ya da çay beklemeye başladıkça taze demlenir. Kuru çay ölçülüp demliğin yanında hazır tutulur, çaydanlığın suyu da eksik bırakılmaz; yeni demlik böylece misafirle konuşurken ocağa konur.
Bayram sabahı telaşa kalmasın diye hazırlık akşamdan yapılır. Kurabiyeler ve kuru tatlılar tamamen soğuduktan sonra kutulara alınır; sıcakken kapatılan kutuda buhar yoğuşur ve kurabiye yumuşar. Servis tabakları, tatlı çatalları ve peçeteler bir tepsiye dizilir, kuruyemiş ve lokum küçük kâselere paylaştırılıp üstü örtülür. Gün içinde yapılacak iş yalnızca tabağı toplayıp yeniden kurmak ve çayı tazelemek olur. Misafir kapıdayken dolaba koşmak yerine hazır tepsiyi almak, ev sahibinin de misafirle oturabilmesini sağlar.