Bir kaşık tuzun ağırlığı tuzun cinsine göre değişir, çünkü kaşık hacmi ölçer, yemeğin tuzluluğunu ise ağırlık belirler. İnce sofra tuzunun küçük kristalleri kaşığı sıkı doldurur; iri ve pul tuzda kristallerin arasında hava kalır. Aynı kaşık pul tuzla doldurulduğunda ince tuzun kabaca yarısı kadar tuz taşır. Tariften şaşmamanın yolu tuzu tartmak ya da tarifin yazıldığı tuzu kullanmaktır.
Farkın kaynağı kristalin biçimidir. Sofra tuzu küçük ve düzgün küpler hâlinde öğütülür; bu küpler kaşıkta birbirine yaslanır ve aralarında az boşluk kalır. Pul deniz tuzu ise ince yapraklar ve içi boş küçük piramitler biçiminde kristalleşir; bu yapraklar kaşıkta çapraz durur ve aralarında bol hava kalır. İri kaya tuzu kırılmış, düzensiz parçalardan oluşur; boşluğu ince tuzdan fazla, pul tuzdan azdır. Üç kaşıkta da aynı madde vardır ama aynı miktarda değil; değişen tuz değil, kaşığın içindeki havadır.
Ölçüye dökülünce fark netleşir. 5 ml'lik bir ölçü kaşığı ince sofra tuzu 5,5–6 gram gelir; aynı kaşık pul tuzla doldurulduğunda bunun kabaca yarısı çıkar. İri kaya tuzunda değer ikisinin arasındadır ve tane boyuna göre değişir: ince çekilmiş kaya tuzu sofra tuzuna yaklaşır, iri parçalı olan belirgin biçimde hafif gelir. Pul tuzla yazılmış bir ölçü ince tuzla uygulandığında yemek iki kat tuzlanır. Ters yöndeki hata daha zararsızdır, çünkü eksik kalan tuz sonradan eklenebilir.
Kaşığın nasıl doldurulduğu da sonucu kaydırır. Silme bir kaşık ile tepeleme bir kaşık arasındaki fark ince tuzda bile yarım kaşığı bulabilir. Tuzlukta nem çekip topaklanmış tuz daha sıkı dolar ve beklenenden ağır gelir. Tuz kabına batırılan ıslak bir kaşık taneleri birbirine yapıştırır ve kaşık kabarık çıkar. Bu yüzden kaşık ölçüsü, aynı kişinin aynı tuzla her gün pişirdiği yemekte tutarlıdır; tarif başka bir mutfağa, başka bir tuza geçtiğinde bu tutarlılık kaybolur.
Tarif okurken iki ayrıntı daha işe yarar. Birincisi kaşığın kendisidir: evdeki tatlı kaşığı ve çay kaşığı standart ölçü kaşığı değildir, aynı adı taşıyan iki kaşık arasında belirgin hacim farkı olabilir. İkincisi tarifin kaynağıdır: yabancı tariflerde sık geçen iri, pul yapılı tuzlar ince sofra tuzundan belirgin biçimde hafiftir ve o tariflerdeki kaşık ölçüsü ince tuza olduğu gibi aktarıldığında yemek tuzlu çıkar. Tuzun cinsi tarifte yazmıyorsa ölçü ince tuzla uygulanmadan önce azaltılır ve yemek pişerken tadılarak tamamlanır.
En sağlam çözüm tuzu tartmaktır; 0,1 gram hassasiyetli bir mutfak tartısı küçük miktarları da güvenle ölçer. Tartı yoksa tarifin hangi tuzla yazıldığına bakılır ve aynı cins kullanılır. Cins değişmek zorundaysa ölçü doğrudan aktarılmaz: pul tuzla yazılmış bir tarifte ince tuza geçerken kaşık sayısı yarıya indirilir, ters yönde ise kaşık iki katına çıkarılmadan önce yemek tadılır. Kendi tarifini yazan biri kullandığı tuzun cinsini de not ederse, tarifi okuyan kişi aynı sonuca çok daha kolay ulaşır.