Çünkü "orta" bir standart değil bir izlenimdir. Sebzenin boyu türe, mevsime ve yetiştiği yere göre kat kat değişir; markette yan yana duran iki soğan aynı rafta olsa bile aynı ağırlıkta değildir. Yumurtada bu sorun resmî bir boy sınıflamasıyla çözülmüştür, sebzede böyle bir sınıflama yoktur.
Tariflerin sebze satırı neredeyse her zaman adetle yazılır ve yanına bir boy sıfatı eklenir: bir orta boy soğan, iki küçük patates, bir büyük havuç. Bu yazım pratiktir ve mutfakta işe yarar, ama bir ölçü değildir. "Orta" kelimesi neyin ortası olduğunu söylemez; tarifi yazan kişinin markette gördüğü soğanların ortasıdır. Aynı kelime başka bir mutfakta başka bir ağırlığa karşılık gelir ve iki mutfak birbirinden habersizdir. Bu yüzden aynı tarif iki mutfakta uygulandığında soğan miktarı sessizce ayrışır.
Sebzenin boyu üç şeye birden bağlıdır. Tür belirleyicidir; kuru soğanın irisi ile taze soğanın irisi aynı şey değildir ve aynı tarifte birbirinin yerine konmaz. Mevsim belirleyicidir; erken hasat edilen sebze küçük ve sulu, geç hasat edilen iri ve yoğun olur. Yetiştirme biçimi de girer. Bu üç etken birlikte çalıştığında aynı ada sahip iki sebze arasında kat kat fark oluşabilir ve markette bunu ayırt eden bir etiket bulunmaz. Aynı belirsizlik limonda suyun miktarına, sarımsakta ise keskinliğe geçer.
Aynı sorun yumurtada da vardı ve orada çözülmüştür. Yumurta kabuklu ağırlığına göre sınıflandırılır ve paketin üstünde hangi boy olduğu yazar; bir tarif üç yumurta dediğinde okuyan kişi neyin kastedildiğini bilir. Sebzede böyle bir sınıflama yoktur ve olması da beklenmez, çünkü sebze standart bir üründen çok tarlanın verdiği şeydir. Bu yüzden sebzedeki belirsizlik yumurtadakinden farklı bir yolla, ölçenin kendi kaydıyla kapatılır. Bu yüzden sebzede çözüm standarttan değil, ölçenin kendi kaydından gelir.
Yöntem basittir ve bir kez yapılır. Tarif ilk kez uygulanırken adetle verilen malzeme doğramadan önce tartılır ve çıkan sayı tarifin kenarına yazılır. O andan sonra tarif artık adetle değil gramla okunur ve bir dahaki sefere hangi boy sebze alınacağı tartışma konusu olmaz. Aynı kayıt sarımsak, limon ve patates için de tutulur. Zamanla mutfakta küçük bir referans listesi oluşur ve tarifler tahminden çıkıp ölçüye oturur. Kayıt tutmak ayrıca alışverişte hangi boyun alınacağını da netleştirir.
Kendi tarifini yazan biri için kural iki satırdır. Sebze miktarı hem adetle hem gramla verilir; adet okuyucunun markette ne alacağını, gram ise mutfakta ne ölçeceğini söyler. Miktarın belirleyici olduğu tariflerde yalnız gram yeterlidir. Ayrıca ölçünün doğramadan önce mi sonra mı alındığı yazılır, çünkü doğranmış sebze bardakla ölçüldüğünde parçaların arasındaki boşluk da hesaba girer ve iki ölçü birbirini tutmaz. İki ölçü birden verildiğinde okuyan kişi hangisini kullanacağını kendisi seçer.
Okuyucunun Dikkatine
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili bir karar vermeden önce hekiminize danışın.
Yorumlar (3)
Orta boy diye yazılan soğanların bende hep iri çıktığını ve yemeklerin soğan tadına kaçtığını fark ediyordum. Bir tarifte üç orta boy soğan yazıyordu, benimkiler yarım kilo geldi. Artık tarifi okurken soğanı tartıp yüz elli gram civarını bir orta boy sayıyorum.
Gramla yazılan tarifler daha çok olsa keşke, adet ölçüsü sebzede gerçekten anlamsız.
Yumurtada da aynı sorun var, bir yumurta dediği şey kırk gram da olabiliyor altmış beş gram da.