Çiğ etin değdiği tahta ve tezgâh temizlenir, ama asıl zincir elin sonradan gittiği yerlerde kurulur: musluk kolu, buzdolabı kulpu, dolap kapağı, baharatlık, çekmece, telefon ve önlük. Bu yüzeyler kimsenin aklına gelmediği için de silinmez. Çözüm yalnız yıkamak değil, sırayı baştan kurmak ve ellerin gideceği yerleri azaltmaktır.
Çapraz bulaşma denince akla çiğ etin dokunduğu yüzeyler gelir: kesme tahtası, bıçak, tezgâh, tabak. Bunlar bilinir ve temizlenir. Görünmeyen ikinci bir zincir daha vardır ve tehlikeli olan odur: elin çiğ etten sonra gittiği yerler. O yüzeylere et hiç değmemiştir, bu yüzden kimse onları temizlemeyi düşünmez; oysa aynı yükü taşırlar ve mutfakta günler boyunca elden ele aktarmayı sürdürürler. Bu zincir görünmediği için de kendiliğinden kırılmaz, bilerek kırılır.
Zincirin ilk halkası musluktur. Elleri yıkamak için uzanılan musluk kolu, henüz yıkanmamış elle tutulur; yıkama bittiğinde aynı kol yeniden tutulur ve yük geri alınır. İkinci halka buzdolabı kulpudur: unutulan bir malzemeyi almak için açılan kapı, o kulpu günün geri kalanında herkesin dokunduğu bir yüzeye çevirir. Ardından dolap kapakları, çekmece kulpları, fırın kolu, çöp kovasının kapağı ve ocak düğmeleri gelir. Bu yüzeylerin ortak yanı, gün boyunca herkesin defalarca dokunmasıdır.
En çok gözden kaçan halkalar ise tuzluk, baharatlık ve yağ şişesidir. Et tuzlanırken kapak çiğ elle açılır ve o şişe tezgâhta günlerce durur; ertesi gün salataya aynı elle uzanılır. Telefon aynı gruptadır ve daha kötüsüdür, çünkü mutfaktan çıkıp eve dağılır. Önlüğe silinen el de yükü kumaşa bırakır ve önlük sonra başka her şeye sürtünür. Bu yüzeylerin hiçbiri pişirilmez ve ısıyla temizlenmez. Aynı sorun tuzluğun kapağında, yağ şişesinin boynunda ve rende sapında da yaşanır.
Çözümün birinci yarısı elleri yıkamaktır: çiğ ete dokunduktan sonra, başka hiçbir şeye uzanmadan önce eller sabunla en az yirmi saniye yıkanır. İkinci yarısı ise sırayı baştan kurmaktır; çünkü her seferinde yıkamak zor olduğu için atlanır. Et en sona bırakılır, sebze ve salata önce hazırlanır. Tuz, baharat ve yağ önceden ölçülüp ayrı bir kâseye konur, böylece şişelere çiğ elle uzanmak gerekmez. Bir yardımcı varsa iş bölünür: biri ete dokunur, öteki dolaba ve şişelere uzanır.
Birkaç alışkanlık zinciri iyice kısaltır. Etin ambalajı doğrudan çöpe atılır, tezgâhta bekletilmez. Çöp kovası ayakla açılan türdense el hiç değmez. Musluk dirsekle ya da bileğin dışıyla kapatılır. Hazırlık bitince tezgâh, musluk kolu, dolap kulpları ve ocak düğmeleri sıcak sabunlu suyla silinir. Kâğıt havlu bu iş için bezden daha iyidir, çünkü kullanıldıktan sonra atılır ve yükü bir sonraki yüzeye taşımaz. Silme işi hazırlığın sonunda değil, et tezgâhtan kalkar kalkmaz yapılır.