Çiğ hamurda iki ayrı risk vardır ve biri çoğu zaman hiç akla gelmez. Birincisi çiğ yumurtadır. İkincisi ve daha az bilineni çiğ undur: un işlenmemiş bir tarım ürünüdür, öğütülürken hiçbir ısıl işlemden geçmez ve tarladan gelen mikroorganizmaları taşıyabilir. Bu yüzden yumurtasız bir hamur da çiğ tadılmaz.
Kurabiye hamurunun kâseden bir parça tadılması yaygın bir alışkanlıktır ve genellikle tek bir gerekçeyle sorgulanır: içinde çiğ yumurta vardır. Bu gerekçe doğrudur ama eksiktir. Çiğ hamurda iki ayrı risk bulunur ve ikincisi çoğu zaman hiç akla gelmez, üstelik yumurta çıkarıldığında da ortadan kalkmaz. O ikinci risk unun kendisidir; yani yumurtasız bir hamur da çiğ olarak tadılmaz. Yumurtayı çıkarmak riski yarıya indirmez; ikinci risk olduğu yerde kalır.
Un, mutfakta raf ömrü uzun ve kuru olduğu için işlenmiş bir ürün sanılır. Oysa buğday tarladan gelir, harmanlanır, depolanır ve öğütülür; bu zincirin hiçbir adımında ürün ısıl işlemden geçmez. Öğütme mekanik bir işlemdir ve mikroorganizmaları ortadan kaldırmaz. Yani un, çiğ bir tarım ürünüdür ve pişirilmeden tüketilmesi beklenmez. Unun kuru olması da koruma sağlamaz; kuruluk çoğalmayı durdurur, var olanı yok etmez. Bu yüzden unun ambalajında da pişirilmeden tüketilmemesi gerektiği yazar.
Pişirme bu iki riski birden karşılar. Fırında kurabiyenin merkezi yeterli sıcaklığa ulaştığında hem yumurta hem un güvenli hâle gelir. Bu yüzden asıl kural basittir: hamur yalnız pişmiş olarak tüketilir. Aynı ölçü kek harcı, pankek karışımı, börek harcı, bisküvi hamuru ve hazır hamur karışımları için de geçerlidir. Çocuklara verilen kâse yalamaları da bu kapsamdadır ve en sık bu noktada atlanır. Tadına bakılacaksa hamurdan küçük bir parça ayrılıp önce pişirilir. Pişmeden önce tadılan bir kaşık, pişmiş kurabiyeyle aynı gıda sayılmaz.
Çiğ olarak yenmek üzere hazırlanan tariflerde ise yol bellidir. Un, kullanılmadan önce fırında ince bir tabaka hâlinde yayılıp ısıtılarak ya da pastörize edilmiş hazır ürün seçilerek güvenli hâle getirilir; yumurta ise ya çıkarılır ya da pastörize ürün kullanılır. Etiketinde bu ibare bulunmayan un çiğ sayılır. Bu iki adımın ikisi birden yapılmadığı sürece karışım çiğ tüketilmez; yalnız birini yapmak yeterli olmaz. Isıtılmış un pişirmede farklı davranabilir, bu yüzden tarif ona göre seçilir.
Unun çiğ bir ürün olması hazırlığın geri kalanını da değiştirir. Tezgâha serpilen un, hamurun bulaştığı kâse, merdane ve eller bu bulaşmayı taşır; iş bitince hepsi sıcak sabunlu suyla yıkanır ve tezgâh silinir. Un havaya kalkar ve yakındaki yüzeylere iner, bu yüzden un serpilen alanın yanında çiğ yenecek ürün bulundurulmaz. Hamur hazırlandıktan sonra da eller yıkanır, önlüğe silinmez. Aynı gerekçeyle çocuklara oyun için verilen hamur da ayrı tutulur ve ağza gitmez. Hamurun bulaştığı bez de aynı turda yıkamaya gider ve tezgâhta bırakılmaz.