Glüten alerjisinin tıp dilindeki adı çölyak hastalığıdır. Bu durumda vücut glüteni bir tehdit olarak algılar ve glüten içeren bir gıda tüketildiğinde aşırı tepki gösterir; bu tepkinin bağırsak duvarına zarar verdiği, sindirim sorunlarına ve anemi riskine yol açtığı belirtilir. Çölyak hastalarının beslenmesinde hangi tahılların, meyve-sebzelerin, proteinlerin ve yağların tercih edilip hangilerinden uzak durulması gerektiği aşağıda yer alıyor. Tüketilmesi ve kaçınılması gereken tahıllar Çölyak hastalarının pirinç, pirinç unu, nişasta, kara buğday, mısır ekmeği, darı, keten bitkisi, soya fasulyesi ve patates unu gibi glütensiz tahıl ve un çeşitlerini tercih etmesi önerilir; keçiboynuzu çekirdeği unu, nohut unu ve kestane unu da bu grupta sayılır. Buğday, yulaf, arpa ve çavdar ile bu tahıllardan yapılan bulgur, makarna, şehriye çorbası, erişte, kuskus, bisküvi, simit, ekmek, yarma, irmik, kraker, börek, pasta ve çörek gibi ürünlerden uzak durulması gerekir; kepek ve maltın da bu listeye dahil olduğu belirtilir. Ambalajlı ürünlerde "glütensiz" ibaresi ve sertifika logosu aranması, gizli glüten riskini azaltan en pratik yöntemdir. Meyve, sebze ve protein tercihleri Narenciye, muz, elma, şeftali ve armut gibi meyveler; karnabahar, brokoli, lahana, ıspanak, pazı ve semizotu gibi sebzeler; dolmalık biber, mantar, soğan, havuç, turp ve yeşil fasulye glütensiz beslenmede rahatlıkla tüketilebilecek grupta sayılır. Aslında hemen hemen tüm meyve ve sebzelerin doğası gereği glütensiz olduğu, bu yüzden bu grubun geniş bir seçenek sunduğu belirtilir. Protein tarafında baklagiller, kuruyemiş ve tohumlar, kırmızı et, beyaz et, deniz ürünleri ve soya gıdaları tercih edilebilir. Buna karşılık ekmek eklenmiş köfte, bulgurlu ve kıymalı yemekler, unla kızartılmış balık ve sosis gibi ürünlerin içeriğinde gizli glüten bulunabileceğinden dikkatli olunması gerekir. Süt ürünleri ve yağlarda dikkat edilecekler Süt, tereyağı, peynir, krema, süzme peynir, ekşi krema ve yoğurt gibi doğal süt ürünleri glütensiz beslenmede güvenle tüketilebilir. Ancak tahıl ve türevleri eklenmiş yoğurtlar, buğday unu eklenmiş sütlü tatlılar ve bulgur eklenmiş yoğurtlu-sütlü çorbalar gibi işlenmiş ürünlerde glüten bulunabileceği için etiket kontrolü önemlidir. Tereyağı, zeytinyağı, avokado yağı, Hindistan cevizi yağı, susam yağı, kanola yağı, ayçiçeği yağı, mısırözü yağı ve fındık yağı gibi bitkisel ve hayvansal yağların tamamı doğal hâlleriyle glütensizdir ve rahatlıkla kullanılabilir. İçeceklerde nelere dikkat edilmeli? Su, sıkma meyve suyu, kahve ve çay glütensiz beslenmede sorun oluşturmaz. Ancak bira, arpa ve malt içerikli tüm içeceklerin glüten barındırdığı ve çölyak hastaları tarafından tüketilmemesi gerektiği belirtilir. Sporcu içecekleri, soda ve enerji içeceklerinin bazı formüllerinde de arpa malt özütü bulunabileceğinden içindekiler bölümünün kontrol edilmesi önerilir. Hazır soslarda ve baharat karışımlarında da un bazlı koyulaştırıcı kullanılabileceğinden içindekiler listesi mutlaka gözden geçirilmelidir. Mutfakta çapraz bulaşmaya karşı önlemler Glütensiz beslenmede yalnızca hangi malzemenin tüketildiği değil, mutfakta nasıl hazırlandığı da önemlidir. Glütenli ve glütensiz ekmekler aynı kesme tahtasında dilimlenmemeli, aynı kızartma yağı her iki grup için kullanılmamalıdır. Tost makinesi, kızartma tavası ve un kabı gibi ekipmanların glütensiz beslenen kişi için ayrı tutulması, kırıntı ya da un tozu yoluyla oluşabilecek çapraz bulaşmayı önler. Ekmek kızartma makinesinin de yalnızca glütensiz ekmek için ayrılması, kırıntı bulaşmasını tamamen önler.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili bir karar vermeden önce hekiminize danışın.
Okuyucunun Dikkatine
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili bir karar vermeden önce hekiminize danışın.