Cevap malzemeye göre değişir. Domatesin çekirdeklerini saran jel, meyvenin en asitli ve en kokulu kısmıdır; sosta ve çorbada atılmaz, salatada ve dolmada ise su bıraktığı için ayrılır. Biberde durum terstir: çekirdek ve beyaz zar keskinlik taşır, bu yüzden tatlı biberde bile alınır. Karar, yemeğin o kısımdan ne istediğine göre verilir.
Domatesin içi iki bölümdür: etli duvarlar ve çekirdekleri saran yarı saydam jel. Jel domatesin suyunun büyük bölümünü taşır; domatesin en asitli ve en kokulu kısmıdır ve domatesin tanıdık tadının önemli bir bölümü oradan gelir. Bu yüzden çekirdekli kısmı atmak domatesin tadının bir bölümünü atmak demektir. Soru, o tadın yemeğe su olarak mı yoksa tat olarak mı gireceğidir. Suyun sorun olmadığı yemekte jel kalır, suyun sorun olduğu yemekte ayrılır ve başka bir yere gider.
Sosta, çorbada ve tencere yemeklerinde jel atılmaz. Domates pişerken suyunu zaten bırakacak ve bu su pişme boyunca çekilecektir; jel bu suyun en lezzetli kısmıdır. Çekirdekler sosta sorun olmaz, ama pürüzsüz bir sos isteniyorsa pişirmeden sonra süzgeçten geçirilir ve çekirdekler süzgeçte kalır. Çekirdekler baştan istenmiyorsa bile jel atılmaz: domates ikiye kesilip jel bir süzgecin içine kazınır, süzülen sıvı sosa eklenir ve yalnız çekirdek ayrılır. Rendelenmiş domateste bu ayrım zaten yapılmaz; jel ve et sosa bir arada girer.
Salatada ve dolmada ise jel sorun çıkarır. Doğranmış domatesin jeli tabağa akar, salatayı sulandırır ve sosu inceltir; domates dolmasında da iç harcı ıslatır ve dolma pişerken dağılır. Bu yemeklerde domates dörde bölünür, jel ve çekirdekler parmakla ya da kaşıkla alınır ve yalnız etli duvarlar doğranır. Ayrılan jel atılmaz: bir kâseye alınır ve salata sosuna ya da o gün pişecek bir çorbaya katılır. Böylece su salatadan çıkar ama tat mutfakta kalır.
Biberde durum terstir. Biberin çekirdekleri ve onları taşıyan beyaz zar, biberin en keskin kısmıdır; acı biberde acılığın büyük bölümü bu zarda toplanır, tatlı biberde bile zar hafif acımsı ve lifli bir tat bırakır. Bu yüzden biber doğranmadan önce sapı kesilir, çekirdekleri ve beyaz zarı bıçakla sıyrılarak alınır. Acı biberde zarın bir kısmını bırakmak acılığı ayarlamanın yoludur: zar ne kadar çoksa acı o kadar keskindir. Acı biberle çalışıldıktan sonra eller yıkanır ve göze dokunulmaz.
Biber dolmasında zar ve çekirdek zaten tamamen alınır, çünkü iç harcın yeri orasıdır; sap kesilirken çevresindeki etten gereğinden fazlası götürülmez. Közlenmiş biberde çekirdekler kabukla birlikte ayrılır; közlemenin bıraktığı su ise dökülmez, süzülüp mezeye ya da sosa eklenir. Kurutulmuş biberde çekirdekler acılık taşır ve çoğu zaman silkelenerek dökülür. Kısacası domatesin çekirdekli kısmı tat için tutulur ve suyu istenmeyen yerde ayrılıp başka işe gider; biberinki ise keskinlik istenmeyen her yemekte alınır ve bir yere taşınmaz.