Vakum makinesi olmadan poşetin havasını almanın en etkili yolu su yerdeğiştirme yöntemidir: kilitli poşetin ağzı açık bırakılarak poşet yavaşça su dolu bir kaba indirilir, suyun basıncı havayı ağızdan dışarı iter ve poşet gıdanın üstüne yapışınca ağız su seviyesinin üstünde kapatılır.
Poşette kalan hava, dondurucu yanığının birinci sebebidir. Gıdanın yüzeyindeki nem o havaya geçer, poşetin iç yüzeyinde kırağı olarak birikir ve gıda kurur. Havanın taşıdığı oksijen ayrıca yağın acılaşmasını hızlandırır; bu yüzden yağlı balık ve kıyma, havası alınmamış bir poşette en çabuk bozulan gıdalar arasındadır. Poşeti elle bastırıp kapatmak havanın büyük kısmını çıkarır ama köşelerde ve gıdanın kıvrımlarında her zaman bir miktar hava kalır. Kalan bu az hava, aylarca bekleyecek bir pakette fark yaratmaya yeter.
Su yerdeğiştirme yöntemi bu kalan havayı da çıkarır ve hiçbir alet istemez. Geniş bir kap ya da lavabo suyla doldurulur. Gıda kilitli bir dondurucu poşetine konur, poşetin kilidi bir köşesi açık kalacak şekilde kapatılır. Poşet, açık köşe yukarıda kalacak biçimde suya yavaşça indirilir. Su yükseldikçe dışarıdan basınç uygular, poşet gıdanın üstüne yapışır ve içerideki hava açık köşeden dışarı çıkar. İndirme yavaş yapılır; hızlı daldırılan poşetin ağzından hava yerine su girer.
Suyun poşetin ağzına yaklaştığı anda, ağız hâlâ su seviyesinin üstündeyken kilit tamamen kapatılır ve poşet sudan çıkarılır. Ortaya çıkan paket, bir vakum makinesinin sonucuna oldukça yakındır. İki ayrıntı sonucu belirler: kilidin kapandığı yerin ıslanmamış olması ve poşetin gerçekten dondurucu poşeti olması. Islak bir kilit tam kapanmaz; ince market poşeti ise suyun basıncı altında delinir ve içeri su alır. Kilidin kapandığı şerit, indirmeden önce kuru bir bezle silinerek hazırlanır.
Yöntem her gıdada aynı kolaylıkta işlemez. Et, tavuk, balık, peynir, ekmek dilimi ve haşlanmış sebze gibi katı gıdalarda kusursuz çalışır. Çorba ve sos gibi sıvılarda ise poşet suya indirilirken içerik ağızdan taşar; bu yüzden sıvılar önce bir kapta ya da yatık poşette dondurulur, katılaştıktan sonra havası alınmış bir poşete aktarılır. Toz ve un gibi hafif gıdalarda da yöntem kullanılmaz, çünkü çıkan havayla birlikte toz da savrulur ve kilit şeridine yapışıp kapanmayı bozar.
Su kullanmak istenmeyen durumlarda ikinci bir yol vardır: poşetin kilidi bir pipet girecek kadar açık bırakılır, kalan hava pipetten çekilir ve pipet çıkarılırken kilit aynı anda kapatılır. Bu yöntem su kadar iyi sonuç vermez ama elle bastırmaktan belirgin biçimde iyidir ve sıvılarda da kullanılabilir. Hangi yol seçilirse seçilsin, paketin üstüne içerik ve tarih yazmak aynı işin parçasıdır; havası alınmış ama tanınmayan bir paket yine kaybedilir. Yazı, poşet daha boşken ve düz bir zemindeyken yazılır; dolu poşetin üstüne yazmak hem zordur hem okunmaz çıkar.