Ekmek kızartma makinesinin altındaki çekmeceye biriken kırıntı her çalıştırmada yeniden kızarır, sonra yanar. Bu yanık hem her ekmeğe acı bir koku geçirir hem de cihazın en sıcak noktasının altında yanıcı bir yığın oluşturur. Tepsi fişi çekilmiş cihazda boşaltılır ve cihaz ters çevrilip silkelenir; içine bıçak ya da çatal sokulmaz.
Ekmek kızartma makinesi, ekmeğin iki yanında duran açık ısıtıcı tellerle çalışır. Ekmek her indirildiğinde yüzeyinden küçük parçalar kopar ve bu parçalar cihazın dibine, ısıtıcıların hemen altına düşer. Çoğu modelde orada çekilebilen bir kırıntı tepsisi bulunur ve kırıntıların birikmesi beklenen bir şeydir; tepsi tam bu iş için konulmuştur. Sorun kırıntıların düşmesi değil, orada bırakılmasıdır. Tepsi görünmeyen bir yerde olduğu için aylarca, bazen yıllarca hiç çekilmez.
Biriken kırıntının ilk etkisi kokudur. Tepside duran parçalar cihaz her çalıştığında yeniden ısınır; ekmek bir kez kızarır, altındaki kırıntı ise onuncu kez. Sonunda kömürleşir ve kendine has keskin, acı bir koku verir. Bu koku yükselen sıcak havayla birlikte o gün kızarttığınız ekmeğe geçer. Kullanıcı çoğunlukla ekmeği ya da ayarı suçlar. Kömürleşen kırıntılar aynı zamanda ısıtıcı tellere yapışır ve orada ekmeğe temas eden siyah lekeler bırakır. Aynı koku cihazın çevresindeki dolaba da siner ve kaynağı uzun süre anlaşılamaz.
İkinci etki daha ciddidir. Kuru ekmek kırıntısı kolay tutuşan bir malzemedir ve biriktiği yer cihazın en sıcak bölgesinin tam altıdır. Kalın bir yığın, bir noktada kendi başına alev alabilir; bu alev cihazın içinde, kullanıcının göremediği yerde başlar. Risk, cihaz mutfak dolabının altında ya da perdenin yanında çalıştırıldığında büyür. Bu yüzden kırıntı tepsisi bir temizlik ayrıntısı değil, doğrudan bir güvenlik parçasıdır ve düzenli boşaltılması gerekir.
Temizlik güvenlik adımıyla başlar: cihazın fişi çekilir ve cihaz tamamen soğutulur. Kırıntı tepsisi yandan ya da alttan çekilerek çıkarılır, boşaltılır, nemli bezle silinir ve tamamen kurutulup yerine takılır. Tepsisi olmayan modellerde cihaz lavabonun ya da çöp kovasının üstünde ters çevrilip hafifçe silkelenir. Yuvalara bıçak, çatal ya da metal bir alet sokulmaz; ısıtıcı teller açıktadır, incedir ve en küçük temasta kopar. Dış gövde yalnız nemli bezle silinir, cihaz suya batırılmaz.
Sıklık için takvim tutmaya gerek yoktur; tepsi çekilip bakıldığında gözle görülür bir birikim varsa zamanı gelmiştir. Günde birkaç kez kullanılan bir cihazda bu sık, haftada bir kullanılanda seyrek olur. Cihazın durduğu yer de önemlidir: üstü kapalı bir dolabın içinde ya da askılı rafın altında çalıştırılmaz, çünkü yükselen sıcak havanın çıkacak yeri olmalıdır. Kullanılmadığında fişinin çekilmesi ve üstünün kapatılmaması da hem güvenliği hem cihazın ömrünü artırır. Tepsi çekilirken cihazın altındaki kırıntıların tezgâha dökülmemesi için lavabonun üstünde çalışmak işi kolaylaştırır.