Fırında folyo, yemeğin nemini korumak ve üstünün erken kararmasını önlemek için kapatılır; kabuk, renk ve çıtırlık istendiğinde açılır. Genel düzen şudur: uzun pişen yemekler süresinin büyük bölümünde kapalı, son 20–30 dakikasında açık pişirilir. Üstü zaten istenen renge gelmiş ama içi pişmemiş yemeklerde folyo, pişirmenin ortasında sonradan da örtülebilir.
Folyonun altında kapalı bir ortam oluşur. Yemeğin bıraktığı buhar dışarı kaçamaz, kabın içinde kalır ve yemeği kurumaktan korur; aynı buhar ısının yemeğe daha eşit geçmesini de sağlar. Bunun bedeli kabuktur: buharın olduğu yerde yüzey ıslak kalır, 100 °C'nin üstüne çıkamaz ve renk almaz. Bu yüzden folyo kapalıyken yemek pişer ama kızarmaz. İki sonucu birden isteyen her tarif, folyoyu belli bir anda açmak zorundadır.
Uzun pişen yemeklerde sıra bellidir. Fırın kebabı, güveç, kuzu incik ve bütün kanatlı gibi yemekler süresinin çoğunda kapalı pişirilir; bu sürede et yumuşar ve kurumaz. Son 20–30 dakikada folyo alınır, sıcaklık gerekiyorsa biraz yükseltilir ve yüzey kızarır. Folyo alındıktan sonra yemeğin üstüne kendi suyundan birkaç kaşık gezdirmek renk ve parlaklık verir. Bu düzen sebze güveçlerinde ve fırın makarnasında da aynı biçimde işler. Folyo alındığında fırının kapağı kısa süre açık kalacağı için sıcaklığın toparlanması beklenir.
Folyo sonradan da örtülebilir. Yüzeyi istenen renge ulaşmış ama içi henüz pişmemiş bir yemeğin üstü gevşekçe folyoyla örtülür; folyo ışımayı keser ve yüzey daha fazla kararmaz, pişme içeride sürer. Bu, kalın ekmeklerde, meyveli turtalarda ve kalın etlerde sık kullanılan bir kurtarma yoludur. Folyo sıkıca bastırılmaz, üstüne çadır gibi konur; yüzeye yapışan folyo hem kabuğu bozar hem çıkarılırken kabuğu koparır. Folyonun parlak ya da mat yüzünün yukarı bakması sonucu değiştirmez.
Kapatmanın gereksiz olduğu yerler de vardır. Kurabiye, kek, çıtır patates, pizza ve pane ürünler kuru ısı ister; folyo bu yemeklerde kabuğu tamamen engeller. Kekte üst erken kararıyorsa çözüm folyo değil, rafı indirmek ya da sıcaklığı düşürmektir. Kapaklı bir güveç kullanılıyorsa folyoya gerek kalmaz; kapak aynı işi görür. Fırın poşeti de kapalı ortam kurar ve o poşet açılmaz, yalnız son aşamada üstü kesilerek renk alması sağlanır.
Folyo kullanırken iki ayrıntı hatırlanır. Birincisi, domates, limon ve sirke gibi asitli yemeklerle uzun temasta folyo metalik tat bırakabilir; bu tür yemeklerde kapaklı kap ya da pişirme kâğıdı tercih edilir. İkincisi, folyo kabın kenarlarına sıkıca kapatıldığında içeride buhar basıncı birikir; kenar bir noktadan aralık bırakılır. Fırından çıkan folyo açılırken yükselen buhar yüze gelmeyecek biçimde, kendinden uzağa doğru kaldırılır. Folyo açılırken maşa ya da eldiven kullanılır.