Fırından çıkan bütün tavuk önce dinlendirilir, sonra eklem yerlerinden ayrılarak parçalanır: bıçak kemiği kesmeye değil, eklemin boşluğunu bulmaya çalışır. Butlar ve kanatlar gövdeden çekilerek ayrılır, göğüs eti kemik boyunca bütün hâlde çıkarılıp dilimlenir. Doğru parçalanan tavukta her tabağa hem koyu hem beyaz et düşer.
Parçalamaya fırından çıkar çıkmaz başlanmaz. Sıcak tavuğun suyu henüz liflerin arasında hareket hâlindedir; hemen bıçak girerse bu su tahtaya akar ve göğüs eti kurur. Fırından çıkan tavuk 10–15 dakika gevşek bir folyo altında dinlendirilir; bu sürede et suyunu toparlar, deri de biraz sıkılaşıp kesmeyi kolaylaştırır. Tavuğun pişip pişmediği ise parçalamadan önce bilinir: en kalın yerin 74 °C'ye ulaştığı fırından alınmadan ölçülür. Parçalama pişirmeyi tamamlamanın yolu değildir.
İş için geniş bir kesme tahtası ya da kenarlı bir servis tabağı, keskin bir bıçak ve bir çatal yeter. Tahtanın kenarında oluk varsa akan su orada toplanır ve sonunda etin üstüne gezdirilir. Tavuk göğsü yukarı bakacak, ayakları size dönük olacak şekilde yerleştirilir. Çatal göğüs kemiğinin yanına batırılır ki tavuk kaymasın; bu çatal tavuğu sabitlemek içindir, eti koparmak için değil. Bıçağın keskin olması şarttır, çünkü kör bıçak deriyi yırtar ve eti ezer.
İlk çıkan parça buttur. Bıçak, butla göğüs arasındaki deriyi keser ve but hafifçe dışarı doğru çekilir; bu çekme eklem yerini açığa çıkarır. Kalça eklemi görününce bıçak onun içinden geçer. Eklemin boşluğuna denk gelen bıçak hiç zorlanmaz; zorlanıyorsa kemiğe dayanmıştır ve biraz kaydırılır. Ayrılan but, diz ekleminden ikiye bölünerek üst but ve baget hâline getirilir. Kanatlar da aynı yolla, gövdeye bağlandığı omuz ekleminden çekilerek ayrılır. Kanat ucu kuruyup sertleşmişse o küçük parça kesilip ayrılır ve tabağa konmaz.
Göğüs eti kemiğin üstünde bırakılıp dilimlenmez; önce bütün hâlde çıkarılır. Bıçak, göğsün ortasından geçen kemik çizgisinin bir yanından aşağı indirilir ve kaburgaların üstünden kaydırılarak eti kemikten ayırır. Öbür taraf da aynı biçimde çıkarılır. Kemiksiz kalan göğüs tahtaya yatırılır ve liflere dik olarak kalın dilimlere kesilir; ince dilim çabuk kurur ve sofrada daha çabuk soğur. Gövdede kalan küçük et parçaları ayrı bir kaba toplanır. Göğüs kemikten çıkarken derisi yerinde kalmalıdır; deri kopup kemikte kalırsa dilim hem kurur hem de çıplak görünür.
Parçalar servis tabağına koyu etten beyaz ete doğru dizilir ve tahtada biriken su üstlerine gezdirilir. Böylece her kişi hem but hem göğüs payından seçebilir; butu seven ile göğsü seven aynı tabaktan payını alır. Deri çıtırlığını kaybetmesin diye parçaların üstü kapatılmaz, tabak ocağa yakın, sıcak bir yerde durur. Sofrada bekleyen tavuğun güvenli süresi ise bu püfün değil, gıda güvenliğinin konusudur ve ayrı bir püfte anlatılır. İkinci servis için ayrılacak parçalar gövdeden hiç ayrılmadan bırakılabilir; bütün duran tavuk, parçalanmış olandan daha geç soğur.