Fırında su banyosu, pişecek kabın daha büyük bir tepsinin içine oturtulup çevresine kaynar su doldurulmasıyla kurulur. Su, kabın çevresindeki sıcaklığı 100 °C dolayında tutar ve ısıyı yumuşatır; böylece yumurtalı karışımlar kesilmeden, kenarları kurumadan pişer. Su seviyesi kabın yarısına kadar gelir ve tepsi fırına, rafı çekilmiş hâldeyken doldurulur.
Su banyosunun işi ısıyı sınırlamaktır. Fırın 170–180 °C'de olsa bile, kabın çevresindeki su 100 °C'yi geçemez; bu yüzden pişen karışım doğrudan fırın havasına değil, ılımlı bir ortama maruz kalır. Yumurtalı karışımlar bu sınıra ihtiyaç duyar, çünkü yüksek sıcaklıkta yumurta proteinleri hızla pıhtılaşır ve karışım kesilir, delikli ve suyunu bırakmış bir doku ortaya çıkar. Su aynı zamanda fırındaki nemi de artırır ve yüzeyin çatlamasını azaltır. Bu yüzden su banyosu, ısıyı yumuşatan bir tampon gibi çalışır.
Kurulumun sırası önemlidir. Pişecek karışım kabına konur, kap derin bir fırın tepsisinin ortasına yerleştirilir. Tepsi fırına, rafı yarı çekilmiş hâldeyken sürülür; kaynar su ancak tepsi yerindeyken, bir sürahiyle ve kabın içine değil kenarından dökülür. Suyun kabın yarısına kadar gelmesi yeterlidir. Su tezgâhta doldurulup tepsiyi taşımak hem ağırdır hem sıcak suyun dökülme riskini taşır. Su kaynar olmalıdır; soğuk su fırının sıcaklığını gereksiz yere düşürür.
Sızdırmazlık ikinci ayrıntıdır. Ayrılabilir tabanlı kalıplar su alır; bu kalıplar kullanılacaksa dışı iki kat kalın folyoyla, tabanı ve kenarları örtecek biçimde sarılır. Cheesecake gibi tatlılarda bu adım atlanırsa taban ıslanır ve tatlı dağılır. Tek parça kalıplar ve porselen kaseler daha güvenlidir. Kaselerin altına ince bir mutfak bezi ya da kâğıt serilirse hem kaymaları önlenir hem tepsinin tabanından gelen doğrudan ısı yumuşar.
Pişirme sırasında su seviyesi kontrol edilir. Uzun pişirmelerde su azalırsa etkisi kaybolur; gerekirse kenardan sıcak su eklenir, soğuk su eklenmez. Fırın kapağı sık açılmaz. Tatlının piştiği, kenarların tutup ortanın hafifçe titremesiyle anlaşılır; kalıp hafifçe sallandığında ortadaki titreme durmuşsa tatlı fazla pişmiştir. Pişen tatlı önce su banyosunun içinde, fırın kapalı ve kapağı aralıkken ılıtılabilir; bu, yüzeyin çatlamasını azaltır. Kontrol için kapak açıldığında yüz tepsinin üstüne getirilmez.
Çıkarmak kurulumdan daha dikkat ister, çünkü tepside kaynar su vardır. Raf dışarı çekilir, önce içteki kap iki eldivenle alınır, tepsi ancak su ılıdıktan sonra çıkarılır. Sıcak suyla dolu tepsiyi taşımaya çalışmak yanık riski taşır. Su banyosu yalnız tatlılarda kullanılmaz; sebze püresi, terrine ve yumurtalı sufle gibi karışımlarda da aynı işi görür. Ocakta kurulan benmari de aynı ilkeye dayanır: ısı suya, sudan kaba geçer. Tepsideki su soğuduktan sonra lavaboya boşaltılır.