Kabuğu yenmediği hâlde yıkanır, çünkü bıçak kabuktan geçerek içeri girer ve yüzeydeki toprağı, tozu ve mikroorganizmaları doğrudan yenecek ete taşır. Kavun ve karpuz toprakla temas ederek büyür, kabuğu gözeneklidir ve eti düşük asitlidir; kesildikten sonra bakteriler için elverişli bir ortam olur. Yıkama fırçayla ve kesimden hemen önce yapılır.
Kabuğu soyularak yenen bir meyveyi yıkamak gereksiz görünür; sonuçta o kabuk tabağa gitmeyecektir. Ama meyve bıçakla ikiye bölünürken bıçak önce kabuktan geçer ve yüzeyde ne varsa onu doğrudan içeri taşır. Kesilen her dilimde aynı yol yeniden açılır. Yani kabuk yenmese de kabuğun üzerindeki toprak, toz ve mikroorganizmalar yenen ete ulaşır. Yıkamanın konusu kabuk değil, bıçağın açtığı yoldur. Aynı gerekçe kabak, salatalık ve turunçgil gibi kabuğu kesilerek geçilen ürünler için de işler.
Kavun ve karpuz bu bakımdan özel bir yerde durur. İkisi de doğrudan toprağın üstünde, yan yatarak büyür ve hasada kadar toprakla temas hâlindedir. Kabukları pürüzlü ve gözeneklidir; karpuzun düz görünen yüzeyi bile mikroskobik boşluklar taşır, kavunun ağ dokulu kabuğu ise fırçasız temizlenmez. Depolama ve nakliye sırasında kasadan kasaya, elden ele geçerler. Market tezgâhında üst üste dizili durmaları da bu yükü artırır. Evde tezgâhta bekleyen bütün meyve de altındaki yüzeyden yük alır.
İkinci etken meyvenin kendisidir. Kavun ve karpuzun eti sulu, tatlı ve düşük asitlidir; yani bakterilerin çoğalması için elverişli bir ortamdır. Bütün hâldeyken kabuk bir engeldir, kesildikten sonra o engel kalkar. Bu yüzden kesilmiş kavun ve karpuz, bandın içinde bekleyen bir yemek gibi davranır: oda sıcaklığında iki saatten fazla bırakılmaz, hava 32 dereceyi geçiyorsa bu süre bir saate iner. Kesilmiş meyve sofrada bekleyecekse kabı buzun üstüne oturtmak süreyi uzatır.
Yıkama yöntemi basittir. Meyve akan soğuk suyun altında tutulur ve yüzeyi temiz bir sebze fırçasıyla her yerinden ovulur; sabun, deterjan ya da çamaşır suyu kullanılmaz. Sap çukuru ve dip kısmı en çok toprak tutan yerlerdir, oralar ayrıca fırçalanır. Yıkandıktan sonra meyve kâğıt havluyla kurulanır, çünkü ıslak kabuktan akan su bıçakla birlikte içeri girer. Ancak kurulandıktan sonra kesilir. Fırça yalnız bu işe ayrılır ve her kullanımdan sonra yıkanıp kurutulur.
Zamanlama da bir ölçüdür. Meyve alınır alınmaz yıkanıp saklanmaz; yüzeyde kalan nem küf ve çürüme için elverişli bir ortam kurar. Yıkama kesimden hemen önce yapılır. Kesilen dilimler kapalı bir kapta buzdolabına kaldırılır ve birkaç gün içinde tüketilir. Kesim biter bitmez bıçak ve kesme tahtası sıcak sabunlu suyla yıkanır; aynı bıçakla ardından başka bir gıda doğranacaksa bu adım atlanmaz. Kabuk parçaları da tezgâhta bırakılmaz, doğrudan çöpe atılır.