Kek fırında dıştan içe doğru pişer. Kenarlar erkenden katılaşıp sabitlenir, ortası ise hâlâ akışkandır ve kabarmaya devam eder; yükselecek tek yer kalmadığı için orta yukarı çıkar ve üstteki kabuğu yararak çatlar. Fırının fazla sıcak olması, kalıbın küçük gelmesi, kabartıcının fazla konması ve hamurun çok karıştırılması bu etkiyi büyütür.
Kek kalıbı fırında ısıyı önce kenarlardan alır. Kenardaki hamur birkaç dakika içinde katılaşır ve artık yükselemez; ortadaki hamur ise hâlâ sıvıdır ve kabartıcının ürettiği gazla genişlemeye devam eder. Genişleyen hamurun gidebileceği tek yön yukarıdır. Yüzeyde oluşmuş ince kabuk bu baskıya dayanamaz ve ortasından yarılır. Çatlak, kekin bozulduğunun değil, eşit pişmediğinin işaretidir. Aynı olay küçük keklerde daha az görülür, çünkü orta ile kenar arasındaki mesafe kısadır.
En sık suçlu fırın ısısıdır. Yüksek ısıda kenarlar daha da hızlı sabitlenir ve ortayla aralarındaki fark büyür. Çoğu ev fırını göstergesinden birkaç derece sapar, bu yüzden ayrı bir fırın termometresi işe yarar. Isıyı biraz düşürüp süreyi uzatmak, kekin daha düz kabarmasını sağlar. Fanlı program da kenarları hızlandırır; kek pişirirken alt üst ısıtma çoğu zaman daha uygundur. Kek alt rafa değil orta rafa yerleştirilir; alt rafta taban erken pişer ve fark daha da büyür. Fırın da yeterince önceden ısıtılır; erken konan kek, ısı yükselirken düzensiz kabarır.
İkinci etken kalıptır. Hamura göre küçük gelen bir kalıpta karışım derindir; kenarlar piştiğinde orta hâlâ ham kalır ve yükselecek yer arar. Kalıbın üçte ikisini aşan bir doluluk bu riski büyütür. Kalıbın malzemesi de etkilidir: koyu renkli metal ısıyı daha çok emer ve kenarları erken sabitler. Açık renkli ya da kalın cidarlı kalıplar daha dengeli pişirir. Hamur kalıba dökülmeden önce tartılırsa doluluk oranı her seferinde aynı tutulabilir.
Üçüncü etken hamurun kendisidir. Fazla kabartıcı gazı bir anda üretir ve orta bölge hızla yükselir. Fazla karıştırılan hamurda gluten güçlenir; sıkı ağ gazı dağıtamaz ve tek bir noktadan yukarı iter. Bu yüzden ölçüler tartılır ve karıştırma un kaybolur kaybolmaz durdurulur. Hamur kalıba alındıktan sonra ortası spatulayla hafifçe çukurlaştırılır. Kabartıcı ölçülürken kaşık silme alınır; tepeleme alınan bir kaşık miktarı belirgin biçimde artırır.
Pratik bir çözüm daha vardır. Kalıbın dışına ıslatılıp sıkılmış bir kumaş bant sarılırsa kenarlar geç ısınır ve ortayla aynı hızda pişer; sonuç neredeyse düz bir yüzeydir. Bant, kalıbın yüksekliğinde ve sıkıca bağlı olmalıdır. Yine de her çatlak kusur değildir: kalıp keklerde ve bazı geleneksel tariflerde üstteki yarık beklenen bir görünümdür. Düz bir yüzey isteniyorsa kek soğuduktan sonra tepe bıçakla alınıp kek ters çevrilerek de sunulabilir. Tepe alınan kek dilimlendiğinde kesit de daha düzgün görünür ve krema çekmek kolaylaşır.