Ölçülebilir ama tutarlı sonuç vermez, çünkü iki kap iki ayrı iş için üretilir. Sıvı ölçü kabı ağzına kadar dolmasın diye paylı yapılır ve yandaki çizgiden okunur; kuru ölçü kabı ağzına kadar doldurulup üstü düz bir kenarla sıyrılır. Unu sıvı kabında çizgiye getirmek sıyırma adımını imkânsız kılar.
Mutfakta iki ayrı ölçü kabı vardır ve ikisi aynı işi yapmaz. Sıvı ölçü kabı genellikle emzikli, saydam ve kenarı çizgilidir; ağzına kadar doldurulmaz, çünkü taşımak için pay bırakılması gerekir ve okuma yandaki çizgiden yapılır. Kuru ölçü kabı ise ağzı düz kesilmiş, tek bir hacme ayarlı bir kaptır; ağzına kadar doldurulur ve fazlası düz bir kenarla sıyrılır. Biri okunarak, öteki sıyrılarak ölçer ve fark buradan doğar. İki kabın aynı hacmi göstermesi onları birbirinin yerine kullanılabilir kılmaz.
Kuru malzeme sıvı kabına konduğunda sıyırma adımı ortadan kalkar. Un kaba döküldüğünde yüzeyi düz durmaz; ortası tepe yapar, kenarları çöker ve kap hafifçe sallandığında bütün bu yüzey değişir. Çizgiye hizalanacak tek bir yüzey olmadığı için göz, tepeyi mi çukuru mu esas alacağına her seferinde yeniden karar verir. Aynı kişi aynı unu arka arkaya ölçtüğünde bile farklı sonuçlar çıkar ve bu fark tarifin tekrarlanabilirliğini bitirir. Kabı tezgâha vurup yüzeyi düzleştirmek ise unu sıkıştırır ve bu kez ters yönde hata üretir.
Sıvı kabının payı ikinci bir sapma ekler. Kap, çizgilerin üstünde bilerek bırakılmış bir boşlukla üretilir ve o boşluk sıvının çalkalanmadan taşınması içindir. Kuru malzeme o boşluğa da dökülebildiği için kabın alabileceği miktar, üstündeki en büyük çizginin gösterdiğinden fazladır. Acele edildiğinde un çizginin üstüne çıkar ve fark edilmez; tarif bir bardak un isterken kaba bir bardaktan fazlası girer ve hamur kurur. Sıvıda böyle bir risk yoktur, çünkü sıvı kendi yüzeyini kendisi düzler.
Farkın büyüklüğü küçümsenmemelidir, çünkü unda doldurma biçimi zaten tek başına büyük bir sapma kaynağıdır. Korpusun ölçtüğü kadarıyla unun kaba sıkıştırılarak mı yoksa kaşıkla gevşekçe mi doldurulduğu, aynı hacimde yüzde yirmi ile otuz arasında bir ağırlık farkı yaratır. Kap türünün getirdiği belirsizlik bunun üstüne biner. İki belirsizlik üst üste geldiğinde bir bardak un ifadesi artık bir ölçü değil, bir aralık hâline gelir. Kek ve kurabiye gibi oranlara dayanan tariflerde bu aralık doğrudan sonuca geçer.
Doğru uygulama kısadır. Un, şeker, irmik gibi kuru malzemeler kuru ölçü kabıyla ölçülür: kaşıkla gevşekçe doldurulur, bastırılmaz ve üstü bıçak sırtıyla sıyrılır. Sıvı ölçü kabı sıvılara bırakılır ve düz zeminde, göz hizasından okunur. Elde yalnız tek tür kap varsa en güvenilir çıkış yolu kabı hiç kullanmamaktır: kuru malzeme tartılır. Tartı, kap türü tartışmasını da doldurma biçimi tartışmasını da tümüyle ortadan kaldırır.