Yıkanmaz. Yıkanan meyvenin yüzeyinde kalan nem, saklama süresi boyunca küf ve çürüme için elverişli bir ortam kurar; özellikle çilek ve böğürtlen gibi ince kabuklu meyveler bu yüzden birkaç saatte bozulur. Doğru düzen meyveyi yıkamadan, havalanan bir kapta saklamak ve yeneceği anda yıkamaktır. Zedelenmiş taneler ise beklemeden ayrılır.
Meyvenin kabuğu doğal bir koruma katmanıdır ve üzerinde ince bir mum tabakası bulunur. Yıkama bu tabakanın bir bölümünü alır ve geriye nem bırakır. Küf sporları her yerde bulunur; onları harekete geçiren şey yüzeydeki nemdir. Bu yüzden yıkanıp kaldırılan meyve, yıkanmadan kaldırılana göre belirgin biçimde daha kısa sürede küflenir ve çürür. Bu yüzden pazardan gelen meyve poşette bırakılmaz; poşetin içinde nem hızla birikir. Bu yüzden market kasası da meyveyi taşımak için uygun değildir; eve gelir gelmez boşaltılır.
Etki en çok ince kabuklu meyvelerde görülür. Çilek, böğürtlen, ahududu ve dut yıkandıktan sonra saklanırsa birkaç saat içinde yumuşar ve üstünde tüylenme başlar. Üzüm ve kirazda süre biraz daha uzundur ama sonuç aynıdır. Elma, armut ve turunçgil gibi kalın kabuklu meyveler daha dayanıklıdır, yine de gereksiz yere önceden yıkanmaz. Muz ise ayrı bir gruptur; kabuğu kalın olduğu için yıkama değil, sıcaklık ve etilen belirleyicidir.
Doğru düzen basittir. Meyve eve gelir gelmez paketinden çıkarılır, zedelenmiş ve ezilmiş taneler ayrılır, geri kalanı havalanan bir kaba ya da delikli bir sepete alınır. Kabın dibine kâğıt havlu serilirse fazla nem çekilir. Meyve yıkanmadan, tek kat hâlinde dizilir; üst üste yığılan taneler birbirini ezer ve ezilen yerden çürüme başlar. Hangi meyvenin buzdolabına gireceği de ayrı bir karardır; bazıları soğukta tadını kaybeder.
Zedelenmiş taneyi ayırmak önemlidir, çünkü küf bulaşıcıdır. Küflenmiş tek bir çilek, dokunduğu komşularına kısa sürede geçer ve bir gecede kabın yarısı bozulabilir. Bu yüzden meyve her gün gözden geçirilir ve şüpheli taneler atılır. Yumuşamış ama küflenmemiş taneler hemen değerlendirilir; komposto, reçel ya da smoothie için ayrılır. Küflenen tanenin dokunduğu komşuları da ayrılır, çünkü küf gözle görünmeden yayılmış olabilir. Kabın kendisi de her boşaltmada yıkanıp kurutulur, çünkü dipte kalan meyve suyu küfü besler.
Yıkama yenmeden hemen önce yapılır. Meyve akan suyun altında tutulur, bekletilerek ıslatılmaz; suda uzun süre duran meyve hem tadını kaybeder hem suyunu içine çeker. Sert kabuklular elle ovularak yıkanır. Yıkanan meyve süzülür ve kurulanır. Bir öğün için fazlası yıkandıysa artan kısım iyice kurutulup kapalı kapta ve kısa süre saklanır. Sirkeli suda kısa bekletme de kullanılabilir, ama sonrasında meyvenin tamamen kurutulması şarttır. Yıkanan meyve kâğıt havlu üzerine tek kat serilirse hem çabuk kurur hem ezilmez.
Yorumlar (1)
Çileği alır almaz yıkayıp dolaba koyuyordum, iki günde küfleniyordu. Yıkamayı yemeden önceye aldım, bir haftaya çıktı. Aynı şeyi böğürtlende de denedim, orada fark daha da belirgin; ıslak böğürtlen ertesi gün dağılmaya başlıyor.