Mikrodalgada ısıtılan su, kabarcık oluşturacak bir pürüz bulamadığında kaynama noktasını geçtiği hâlde durgun kalabilir; buna aşırı ısınma denir. Bu suya bir kaşık daldırıldığında ya da kap sarsıldığında biriken ısı bir anda buhara dönüşür ve su fışkırarak dışarı taşar. Önlem, kaba tahta bir kaşık koymak, ısıtmayı kısa tutmak ve kabı bekletmektir.
Su kaynarken kabarcıklar bir yerden başlamak zorundadır; genellikle kabın yüzeyindeki çizikler, pürüzler ya da suda asılı küçük parçacıklar bu işi görür. Ocakta ısıtılan suda tencerenin tabanı bu pürüzü sağlar ve kabarcıklar düzenli çıkar. Mikrodalgada ise su, kabın her yerinden aynı anda ve içeriden ısınır; kap yeni ve pürüzsüzse, su da duruysa kabarcık başlayacak bir nokta bulunamaz ve sıcaklık kaynama noktasının üstüne çıkar. Kabın içindeki suyun durgunluğu da bu riski artırır.
Bu durum tehlikelidir, çünkü suyun içindeki ısı serbest kalmayı bekler. Kap fırından alınırken sarsıldığında, içine kaşık daldırıldığında ya da toz şeker, kahve, poşet çay gibi bir şey atıldığında kabarcıklar aniden ve topluca oluşur; su fışkırarak kabın dışına taşar. Bu sıçrama elde, kolda ve yüzde ciddi yanık yapabilir. Su görünüşte durgun olduğu için kişi tehlikeyi fark etmez, bu da riski büyütür. Riskin en yüksek olduğu an, sürenin sonuna doğru fırının kapağının açıldığı andır.
Önlemler basittir. Kaba, ısıtma sırasında mikrodalgaya uygun tahta bir çubuk ya da kaşık bırakılır; pürüzlü yüzey kabarcıklara başlangıç noktası verir. Yeni, çizilmemiş cam ve porselen kaplar bu riski artırdığı için hafif kullanılmış kaplar tercih edilebilir. Isıtma süresi kısa tutulur ve gerekiyorsa ikiye bölünür; su kaynatmak için gereken süre bilinmiyorsa 30–60 saniyelik turlarla ilerlenir. Kap ağzına kadar doldurulmaz. Aynı su ocakta ısıtılsaydı kaynama gözle görülür ve uyarı verirdi.
Fırın durduktan sonra kap hemen alınmaz. Kapağı açıp 30 saniye beklemek, aşırı ısınmış suyun bir bölümünün sakin biçimde kabarmasını sağlar. Kap alınırken elin üstünden değil, kenarından tutulur ve yüz kabın üstüne getirilmez. Suya kaşık ya da çay poşeti eklenecekse kap tezgâha konduktan sonra, kenardan yavaşça eklenir. Şeker ve granül kahve gibi ince taneli şeyler doğrudan kabın ortasına dökülmez. Çay ve kahve için su ısıtan bir mutfakta bu alışkanlık kısa sürede yerleşir.
Aynı risk yalnız suda değildir. Yağ, süt ve şekerli sıvılar da mikrodalgada dengesiz ısınır ve taşar; süt ayrıca yüzeyinde bir zar tuttuğu için altında basınç birikir. Bu sıvılar düşük güç kademesinde, kısa aralıklarla ve arada karıştırılarak ısıtılır. Kapalı kavanoz, sıkı kapaklı biberon ve kabuklu yumurta mikrodalgaya hiç girmez; onlarda basınç kabın içinde birikir ve kap patlar. Kapaklı kaplarda kapak her zaman aralık bırakılır.
Yorumlar (3)
Aşırı ısınma diye bir şey olduğunu bilmiyordum. Suyu ısıtıp kaşık soktuğumda fokurdayarak taşmıştı, kazayı o zaman anlamamıştım. Neyse ki elim kabın uzağındaydı. O günden beri suyu mikrodalgada ısıtırken kabın içine bir çay kaşığı bırakıyorum.
Kaba tahta kaşık koymak gerçekten çözüyor mu, yoksa bu da anlatılan hurafelerden biri mi?
Çözüyor, çünkü kaşığın pürüzlü yüzeyi kabarcığın başlayacağı noktayı sağlıyor. Aynı işi kabın içine konan temiz bir çay kaşığı da görüyor. Asıl kural fırın durunca kabı bir dakika içeride bekletmek.