Sıra, sebzelerin pişme sürelerine göre kurulur. Önce en uzun süre isteyenler, sonra orta, en son çabuk pişenler girer; böylece hepsi aynı anda biter. Soğan ve kök sebzeler baştadır, sarımsak soğandan sonra gelir çünkü çabuk yanar. Domates ve limon gibi asitli malzemeler ise sert sebzeler yumuşadıktan sonra eklenir; asit yumuşamayı yavaşlatır.
Aynı tencereye giren sebzelerin ortak bir sorunu vardır: hepsi aynı sürede pişmez. Havuç yumuşayana kadar kabak çoktan dağılmıştır. Bu sorunun iki çözümü vardır; biri doğrama boyunu ayarlamak, öteki tencereye giriş sırasını ayarlamaktır. İkincisi daha esnektir, çünkü her sebzeye kendi süresini tanır ve parça boylarını değiştirmek gerekmez. Bu yüzden bir tarifte bütün sebzeler tek satırda sayılıyorsa sıra okuyucuya bırakılmış demektir. Bu ayrımı bir kez öğrenen kişi tarifte yazmasa da sırayı kendi kurabilir.
Sıralama şöyle kurulur. En başta soğan gelir; yağda yumuşayıp tatlanması zaman ister ve yemeğin tabanını o kurar. Ardından havuç, kereviz, patates gibi kök sebzeler eklenir. Sonra biber ve patlıcan gibi orta süreliler girer. En sona kabak, mantar, bezelye ve yeşil yapraklılar kalır; bunların bir bölümü birkaç dakikada pişer ve erken konursa dağılır. Aynı sebzenin farklı parçaları da ayrılabilir; brokolinin sapı çiçeklerinden önce tencereye konur.
Sarımsağın yeri özeldir. Soğanla aynı anda atılırsa soğan yumuşayana kadar sarımsak yanar ve yemeğe acı bir tat bırakır. Bu yüzden sarımsak, soğan saydamlaştıktan sonra eklenir ve yalnız kokusu çıkana kadar, kısa süre çevrilir. Aynı dikkat baharatlar için de geçerlidir: yağda kavrulan toz baharat saniyeler içinde yanabilir. Salça da erken eklenirse yanar; genellikle soğan kavrulduktan sonra kısa süre çevrilerek kokusu açılır.
Asit ayrı bir kuraldır ve sık atlanır. Domates, salça, limon suyu ve sirke sebzelerin hücre duvarlarını sıkı tutar; asitli bir ortamda patates ve kuru fasulye gibi malzemeler beklenenden çok daha geç yumuşar. Bu yüzden asitli malzemeler, sert sebzeler yumuşadıktan sonra eklenir. Aynı nedenle tuz da baklagillerde sona bırakılır. Aynı nedenle sirkeli ve limonlu yemeklerde sebzeler önce sade suda yumuşatılıp asit sonradan katılır.
Otlar ve son dokunuşlar en sondadır. Kuru otlar pişirmenin başında eklenir, çünkü açılmaları zaman ister; taze otlar ocak kapanmadan hemen önce girer. Su ya da et suyu eklenecekse bu, sebzeler kavrulduktan sonra yapılır. Fırın tepsisinde de aynı mantık yürür: sert sebzeler önce tepsiye konur, çabuk pişenler süre dolmadan eklenir. Tencerenin kapağı da sıra kadar önemlidir; kapalı pişen sebze yumuşar, açık pişen suyunu verip kıvam alır. Kapak aralık bırakılırsa ikisinin arasında bir denge kurulur ve sebze hem yumuşar hem fazla sulanmaz.