Sıcak ve yağlı tava hemen soğuk suya sokulmaz, çünkü kızgın yüzeye değen su bir anda buhara dönüşür ve tavadaki sıcak yağı ele ve yüze sıçratır. Ani soğuma tavanın kendisine de zarar verir: ince tava çarpılır, döküm çatlayabilir, emaye ve yapışmaz kaplama bozulur. Tava ocaktan alınıp ılıyana kadar bekletilir, yağı alınır ve ondan sonra yıkanır.
İlk tehlike sıçramadır. Kızartma ya da sote bitmiş bir tava hâlâ yüzlerce derece sıcaklıktadır ve dibinde kızgın yağ durur. Tava musluğun altına tutulduğunda ya da suyla dolu bir lavaboya bırakıldığında su yağın altına girer, anında kaynar ve buhar olarak genişler. Bu buhar yağı yukarı ve yanlara fırlatır; yağ en çok tavayı tutan ele, kola ve yüze sıçrar. Aynı anda yükselen yoğun buhar da tek başına yanık yapabilecek sıcaklıktadır. Sıcak tava musluğun altına tutulduğunda çıkan sert cızırtı, suyun ne kadar hızlı buhara döndüğünün sesidir.
İkinci zarar tavaya olur ve buna ısıl şok denir. Sıcak metal genleşmiş durumdadır; soğuk su bir yüzeyi hızla soğuturken öbür yüzeyi sıcak kalır ve metal eşit olmayan biçimde büzülür. İnce alüminyum ve çelik tavalarda bu, tabanın bombeleşmesine ya da çarpılmasına yol açar; çarpılan tava ocağa tam oturmaz ve bir daha eşit ısınmaz. Döküm tava ani soğumada çatlayabilir. Emaye kaplama çatlar ve pul pul kalkar, yapışmaz kaplama da tekrarlanan şoklarla ömrünü erken tamamlar.
Doğru sıra basittir. Tava ocaktan alınır, ısıya dayanıklı bir yüzeye ya da soğuk bir ocak gözüne konur ve ılıyana kadar bekletilir; bu genellikle on on beş dakika sürer. Tava elle tutulabilecek kadar ılıyınca içindeki yağ kâğıt havluyla silinir ya da kapaklı bir kaba dökülür. Yağ lavaboya dökülmez; soğuyunca boruda katılaşır ve tıkanıklığa yol açar. Yağı alınmış tava ılık suyla ve bulaşık deterjanıyla yıkanır. Tava ılıdığında kulp da ısısını kaybetmiş olur ve güvenle tutulur.
Tencere dibindeki tortuyu sosa çevirmek bundan farklıdır ve karıştırılmamalıdır. Et kızartıldıktan sonra tavadaki fazla yağ süzülür, ocak orta ateşteyken tavaya birkaç kaşık et suyu ya da su eklenir ve dipteki kahverengi tortu kaşıkla kazınır. Burada sıvı azdır, yağ büyük ölçüde alınmıştır ve tava ocakta, kontrollü bir sıcaklıktadır. Yine de ilk anda buhar yükselir; sıvı tavaya kendinden uzağa doğru dökülür ve yüz tavanın üstünde tutulmaz.
Yapışmış kalıntılar için de ani soğutma gerekmez. Tava ılıdıktan sonra içine ılık su ve biraz deterjan konup yarım saat bekletilirse kalıntılar kendiliğinden yumuşar. Döküm tava ise ılıkken sıcak suyla ve fırçayla temizlenir, hemen kurulanır ve ocakta birkaç dakika ısıtılarak kurutulur; su içinde bekletilen döküm paslanır. Aynı kural cam fırın kaplarında da geçerlidir: fırından yeni çıkmış sıcak bir cam kap ıslak ya da soğuk bir tezgâha konmaz, çünkü ani soğuma camı çatlatır. Aynı nedenle çok sıcak bir tavaya bir anda bol miktarda soğuk sıvı dökülmez.