Yeşilliğin diriliği hücrelerin içindeki su basıncından gelir. Su kaybolduğunda yapraklar sarkar, ama hücreler henüz canlıdır ve suyu geri alabilir. Sapların ucu tazeleyici bir kesimle açılıp yeşillik buzlu suya batırıldığında yarım saat içinde belirgin biçimde toparlanır. Bu yöntem yalnız su kaybında işe yarar; sararmış, yapışkanlaşmış ya da kokusu değişmiş yeşillik diriltilmez.
Taze bir yaprağın gevrekliği tamamen su basıncına bağlıdır. Her hücre içindeki suyla şişmiş bir balon gibi durur ve bu şişkinlik yaprağı dik tutar. Yeşillik havada beklerken yüzeyinden su kaybeder, basınç düşer ve yaprak sarkar. Önemli olan şudur: hücreler bu aşamada hâlâ canlıdır. Kaybettikleri suyu geri alabilirlerse eski dikliklerine dönerler. Bu yüzden solmuş bir yeşillik çoğu zaman bayat değil, yalnız susuz kalmış demektir.
Yöntem bu yüzden basittir. Geniş bir kâseye soğuk su ve birkaç parça buz konur; yeşillik demet hâlinde ya da yaprak yaprak suya batırılır. Yarım saat çoğu durumda yeterlidir; ağır solmuş yeşilliklerde süre bir saate kadar uzatılabilir. Su ılıdıkça etki azalır, bu yüzden kâse buzdolabına alınabilir. Sonuç gözle görülür: yapraklar suyun içinde açılır ve dikleşir. Yapraklar suyun içinde bastırılmaz; kendi hâllerinde yüzmeleri bırakılır, aksi hâlde ezilirler.
Saplı yeşilliklerde bir adım daha vardır ve bu adım atlanırsa yöntem çalışmaz. Maydanoz, dereotu, nane ve rokada su, sapın kesik ucundan yukarı çekilir; ama o uç havada beklerken kurumuş ve tıkanmıştır. Bu yüzden saplar suya konmadan önce uçlarından birkaç milimetre yeniden kesilir. Kesim keskin bir bıçakla ve eğik yapılırsa emici yüzey de büyür. Aynı yöntem demeti bir bardak suyun içinde dik tutarak da uygulanabilir ve yeşillik günlerce taze kalır. Bardak yöntemi kullanılırken suyun her gün değiştirilmesi gerekir, yoksa saplar dipten bulanır.
Yöntemin sınırı bellidir ve bu sınırı bilmek önemlidir. Buzlu su yalnız su kaybını geri alır; bozulmayı geri almaz. Yaprakları sararmış, uçları kahverengileşmiş, dokunulduğunda yapışkan hissettiren ya da kokusu değişmiş yeşillik diriltilmez, atılır. Dondan zarar görmüş, yani hücre duvarları buzla parçalanmış yeşillik de toparlanmaz; suya konduğunda daha da dağılır. Bu ayrımı yapmanın en basit yolu kokudur; taze yeşillik kendi kokusunu verir, bozulan ise ekşimsi kokar.
Diriltilen yeşillik mutlaka kurutulur. Islak yapraklar hem sos tutmaz hem buzdolabında çok daha çabuk çürür. Salata kurutucusu ya da temiz bir bez kullanılır. Sonrasında yeşillik nemli bir beze sarılıp kapalı bir kaba alınır ve dolabın en soğuk rafına değil, sebzelik bölmesine konur. Aynı yöntem havuç ve kereviz sapı gibi sert sebzelerde de çalışır. Kaba bir parça kâğıt havlu konursa fazla nemi çeker ve yaprakların dipten çürümesi gecikir. Kâğıt havlu ıslandıkça değiştirilir; doymuş bir kâğıt artık nem çekmez, tersine nemi tutar.