İki tarih iki ayrı soruyu cevaplar. Son kullanma tarihi bir güvenlik sınırıdır ve çabuk bozulan ürünlerde bulunur; o tarih geçtiğinde ürün görünüşü ve kokusu normal olsa bile tüketilmez. Tavsiye edilen tüketim tarihi ise bir kalite sınırıdır; ürün o tarihten sonra tazeliğini, kokusunu ve dokusunu yitirmeye başlar ama tarihin geçmesi tek başına ürünü çöpe göndermez. Hangi tarihin yazdığını görmek, ürünü tanımanın ilk adımıdır.
Son kullanma tarihi, mikrobiyolojik olarak çabuk bozulan ürünlere konur: taze süt, çiğ et ve tavuk, taze balık, hazır salata ve soğuk zincirle taşınan ürünler. Bu tarih, ürün ambalajında yazan koşullarda saklandığında güvenli kabul edildiği son gündür. Bakteri çoğalmasının her zaman görüneceği, kokacağı ya da tadı değiştireceği diye bir kural yoktur; bu yüzden karar duyulara değil tarihe bırakılır. Ambalaj açıldığında ise üstteki tarih geçerliliğini yitirir ve üreticinin yazdığı açılış sonrası süre işlemeye başlar.
Tavsiye edilen tüketim tarihi, bozulması yavaş olan ürünlerde bulunur: kuru bakliyat, makarna, pirinç, un, konserve, bisküvi, kuruyemiş, baharat ve çay. Bu tarih, üreticinin ürünün en iyi kalitede olduğunu taahhüt ettiği son gündür. Tarihten sonra baharat kokusunu kaybeder, bisküvi yumuşar, kuruyemiş acılaşabilir, konservenin dokusu değişir; ama ürün ambalajı sağlamsa ve doğru saklanmışsa kullanılabilir olmayı sürdürebilir. Burada karar duyulara bırakılır: bakılır, koklanır, gerekiyorsa küçük bir parça tadılır. Dondurulmuş ürünlerde de bu tarih kalite sınırıdır; sürekli donmuş kalan bir ürün tarihten sonra da güvenlidir, yalnız dokusu ve tadı geriler.
İki tarih de aynı varsayıma dayanır: ürünün ambalajında yazan koşulda saklanmış olduğu. Buzdolabı 4 °C'nin üstünde çalışıyorsa, alışveriş poşeti saatlerce arabada beklediyse ya da ürün rafta güneş gördüyse o tarih artık geçerli değildir. Ambalajın kendisi de okunur: şişmiş konserve kutusu, kabaran kapak, sızdıran poşet ve vakumu kaçmış paket, tarih ne derse desin ürünü kullanılmaz kılar. Aynı şekilde küf, sümüksü yüzey ve keskin ekşi koku her ürün için doğrudan durdurucu işaretlerdir. Alışverişte de rafın arkasındaki ürünü almak işe yarar; öne dizilenler çoğunlukla tarihi en yakın olanlardır.
Üçüncü bir tarih daha vardır ve çoğu zaman gözden kaçar: ambalajın üzerindeki açıldıktan sonra kaç gün içinde tüketilmesi gerektiğini söyleyen ibare. Bu süre, iki tarihin de önüne geçer. Pratik çözüm, açılan ürünün üstüne açılış tarihini yazmaktır; bir etiket ve kalem, kilerdeki tahminlerin çoğunu bitirir. Bu ayrımı bilmek israfı da azaltır: tavsiye edilen tüketim tarihi geçti diye atılan kuru bakliyat, makarna ve baharatın büyük bölümü aslında hâlâ kullanılabilir durumdadır.
Okuyucunun Dikkatine
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili bir karar vermeden önce hekiminize danışın.