Soslanmış ve sönmüş yapraklı salata buzlu suyla diriltilmez; tuz ve asit yaprağın suyunu çekmiştir ve buzlu su bunu geri getirmez. Bu salatanın yeri tavadır: sotelenir, çorbaya girer, omlete katılır ve sosun asidiyle yağı yeni yemeğin parçası olur. Marul gibi suyu çok ve ince yapraklar ise bu yolda da kurtarılmaz ve ayrılır.
Solmuş yeşilliğin buzlu suyla toparlanması, hücrelerin kaybettiği suyu geri almasına dayanır; yöntem yalnız su kaybında işe yarar. Soslanmış salatada durum farklıdır. Sostaki tuz ve asit yaprağın hücrelerinden suyu dışarı çekmiş, yağ yaprağın yüzeyini kaplamıştır ve asit hücrelerin dokusunu da yumuşatmıştır. Buzlu suya konan soslu yaprak su almaz, yağ tabakası onu dışarıda tutar. Sosu yıkayıp yaprağı buzlu suya koymak da işe yaramaz, çünkü tuz ve asit yaprağa çoktan işlemiştir. Soslanmış salata bu yüzden diriltilmeye çalışılmaz; başka bir şeye dönüştürülür.
Her soslu yaprak aynı yola gitmez. Roka, ıspanak, semizotu ve pazı gibi sağlam yapraklar pişirmeye dayanır ve sönmüş hâlde de tavada iyi durur. Marul, göbek ve kıvırcık gibi suyu çok ve dokusu ince yapraklar ise soslanıp söndükten sonra pişirildiğinde lapa olur ve tadını kaybeder; bu yapraklar kurtarılmaz ve ayrılır. Domates, salatalık ve soğan taşıyan karışık salatalarda sebzeler yapraktan ayrılır ve ayrı değerlendirilir, çünkü her birinin gideceği yer farklıdır.
Sağlam yapraklı soslu salata tavada sotelenir. Tava ısıtılır, gerekiyorsa biraz zeytinyağı eklenir ve salata sosuyla birlikte tavaya alınır; yapraklar hızla söner ve sosun asidi tavada yumuşar. Sarımsak ya da soğan eklenir, istenirse üstüne yumurta kırılır. Sos zaten tuz ve yağ taşıdığı için tavaya ayrıca tuz atılmadan önce tadılır. Sotelenmiş yeşillik makarnaya karıştırılır ya da pilavın ve bulgurun yanına konur; üstüne yoğurt dökülürse ayrı bir meze olur.
İkinci yol çorbadır. Soslu yeşillik ince doğranıp mercimek, sebze ya da yoğurtlu bir çorbanın son dakikalarında tencereye eklenir; sosun limonu çorbaya ekşilik verir. Üçüncü yol omlet ve mücverdir: soslu salata süzülür, doğranır ve çırpılmış yumurtaya katılır; yeşillik omleti sulandıracak kadar ıslaksa önce tavada kısa süre sotelenir. Çoban salatası gibi domatesli ve biberli bir artık, suyu süzüldükten sonra menemen tabanı olur; salatalık ise pişince yumuşayıp su bıraktığı için ayrılır ve menemene girmez.
Lahana, havuç, kereviz, tahıl ve bakliyat salataları ise bu sorunu yaşamaz; sağlam yapılı oldukları için sosla beklemekten kazançlı çıkarlar ve tatları birbirine geçer. Sorun yapraklı salatalardadır. Sosun azar azar konması da artığı azaltır; yaprakları ancak kaplayacak kadar sos, kâsenin dibinde sos birikmesini önler. Bir sonraki sofrada artık oluşmaması için yapraklı salata sossuz hazırlanır ve sos ayrı bir kapta yanına konur; böylece artan kısım sossuz kalır ve ertesi gün yeniden soslanabilir. Ne kadar bekleyebileceği ise saklamanın konusudur ve ayrıca bakılır.