Ambalajlarda iki farklı ifade kullanılır ve anlamları aynı değildir. Son kullanma tarihi bir güvenlik sınırıdır; o tarihten sonra ürün tüketilmez. Tavsiye edilen tüketim tarihi ise bir kalite sınırıdır; ürün o tarihten sonra da güvenli olabilir ama tadı ve dokusu gerilemiştir. Her iki tarih de ambalaj açılmadığı ve doğru sıcaklıkta saklandığı sürece geçerlidir.
Ambalajlarda iki ayrı ifade dolaşır ve çoğu zaman aynı şey sanılır. Birincisi son kullanma tarihidir; çabuk bozulan ürünlerde kullanılır ve bir güvenlik sınırı anlatır. İkincisi tavsiye edilen tüketim tarihidir; ürünün en iyi kalitede olduğu süreyi gösterir. Aradaki fark küçük bir ayrıntı değildir: biri güvenlikle, öteki yalnız tat ve dokuyla ilgilidir. Bu yüzden iki ifadenin hangisinin yazdığını görmek, tarihin kendisi kadar önemlidir. Bu yüzden iki ürünün aynı rafta yan yana durması, aynı kurala tabi olduğu anlamına gelmez.
Süt, yoğurt, taze peynir ve krema gibi ürünler genellikle birinci gruba girer. Bu ürünlerde tarih geçtiğinde ürün görünüşte iyi dursa bile tüketilmez. Uzun ömürlü süt ve bazı olgun peynirler ise ikinci grupta yer alabilir; orada tarih geçtikten sonra ürün hemen tehlikeli olmaz ama tadı gerilemeye başlar. Hangisinin yazdığı ambalajın üstünde açıkça okunur. Peynirlerde olgunlaşma süresi uzadıkça dayanıklılık artar, bu yüzden tarih aralıkları da uzar.
Her iki tarihin de gizli bir koşulu vardır: ambalaj açılmamış ve ürün doğru sıcaklıkta saklanmış olmalıdır. Kutusu açılan bir süt için basılı tarih artık geçerli değildir; o andan itibaren çok daha kısa bir süre başlar. Aynı şey açılan yoğurt ve krema için de geçerlidir. Bu yüzden açılış tarihi kabın üstüne yazılır ve karar ona göre verilir. Ambalajın üstünde açıldıktan sonra kaç gün içinde tüketileceği de çoğu zaman yazar.
Sıcaklık ikinci gizli koşuldur. Market ile ev arasında soğuk zincir kırılırsa ürün rafta yazan süreye ulaşamaz. Alışverişte süt ürünleri en sona bırakılır ve eve gelir gelmez dolaba kaldırılır. Buzdolabında da yerleri önemlidir: kapak rafı en sıcak bölgedir ve çabuk bozulan ürünler orada değil, dolabın iç raflarında saklanır. Dolabın sıcaklığı bir termometreyle arada bir ölçülürse bu koşulun sağlandığı görülebilir. Kapak rafı ayrıca her açılışta ısınır, bu yüzden orası daha çok içecek ve sos için uygundur.
Tarih tek başına da yeterli değildir. Süresi dolmamış bir ürün kötü saklandıysa bozulmuş olabilir; bu yüzden açmadan önce ambalaja, açtıktan sonra kokuya ve görünüşe bakılır. Şişmiş kapak, kabarmış kutu, ayrışmış görüntü ve keskin koku tarihe bakılmaksızın atma nedenidir. Alırken de rafın arkasındaki, tarihi daha ileri olan ürün tercih edilir. Alınan ürünler dolapta öne yeni, arkaya eski konmaz; tam tersi bir düzen kurulur.
Okuyucunun Dikkatine
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili bir karar vermeden önce hekiminize danışın.