Kuru kavurma, tahılın yüzeyindeki nemi uçurur ve yüzeydeki nişastayı ısıyla değiştirir; ortaya çıkan yeni bileşikler kavrulmuş tahıla o tanıdık fındıksı kokuyu verir. Aynı işlem tanenin yüzeyini bir miktar sıkılaştırdığı için pişerken daha az dağılır. İş yağsız bir tavada, orta ateşte ve sürekli çevrilerek yapılır. Renk koyulaşmaya başladığında tahıl hemen tavadan alınır.
Kuru kavurma, yağsız bir tavada tahılı ısıtmaktan ibarettir ama sonucu büyüktür. Isı önce yüzeydeki nemi uçurur; yüzey kuruduktan sonra sıcaklık hızla yükselir ve tanenin dışındaki nişasta ile protein ısıyla değişmeye başlar. Bu değişimden yüzlerce yeni koku bileşiği doğar. Kavrulmuş tahılın fındıksı kokusu buradan gelir ve çiğ tanede bu koku hiç yoktur. Bu yüzden aynı tahıl, kavrulmuş ve kavrulmamış hâlinde iki farklı malzeme gibi çalışır. Bu yüzden kavurma bir süs adımı değil, tarifin tadını doğrudan belirleyen bir karardır.
İkinci etki dokudadır. Kavrulan tanenin yüzeyi bir miktar sıkılaşır; su içeri daha ölçülü girer ve tane pişerken daha az dağılır. Bu yüzden kavrulmuş karabuğday, kavrulmamış olana göre tanesini belirgin biçimde daha iyi korur. Aynı nedenle kavrulmuş tahıl bazen biraz daha az su alır; tarif ilk kez denenirken bu fark gözetilir. Bu fark özellikle salatalarda belirgindir, çünkü orada her tanenin ayrı durması beklenir.
Uygulama basit ama dikkat ister. Tahıl yağsız ve kuru bir tavaya tek kat hâlinde serilir, ateş orta düzeye alınır ve taneler sürekli çevrilir ya da tava sallanır. Birkaç dakika sonra koku belirginleşir; renk de hafifçe koyulaşır. İş tam o anda biter. Tahıl tavada bırakılmaz, hemen soğuk bir tabağa boşaltılır; tavanın artçı ısısı kavurmayı sürdürür. Tahıl tavaya konmadan önce tava ısıtılır; soğuk tavada başlayan kavurma eşit ilerlemez. Kavrulan tahıl aynı anda tek bir tavaya sığacak kadar hazırlanır; iki kat konan tane eşit kavrulmaz.
Yanma sınırı dardır ve geri dönüşü yoktur. Koyu kahverengiye dönen tahıl acı bir tat kazanır; bu tat yıkamayla, pişirmeyle ya da baharatla örtülmez. Aynı tavada farklı boyda tane bir arada kavrulmaz, çünkü küçükler yanarken büyükler henüz kokusunu vermemiştir. Tava kalın tabanlı seçilir; ince tavada ısı noktasal toplanır ve bazı taneler erken kararır. Yanan taneler ayıklanmaya çalışılmaz; acı tat tavadaki bütün partiye sinmiş olur.
Yöntem her tahıla uymaz ama çoğunda işe yarar. Karabuğday, kinoa, darı, yulaf ve susam kuru kavurmadan belirgin biçimde kazanır. Pirinç ve bulgur ise genellikle yağla kavrulur, çünkü orada amaç yalnız koku değil tanenin yağla kaplanmasıdır. Kavrulmuş tahıl uzun süre saklanmaz; kokusu birkaç gün içinde zayıflar, bu yüzden kullanılacağı gün kavrulur. Kavrulan tahıl soğuduktan sonra kavanoza alınır; sıcak konan tahıl kavanozda terler. Kavrulmuş tahılın kavanozuna da tarih yazılır, çünkü tazeliği gözle anlaşılmaz.