Tavuk göğsü şinitzel için önce kelebek kesimle ikiye açılır, sonra iki kâğıt arasında dövülerek eşit kalınlığa getirilir. Hedef kalınlık bir santim dolayındadır ve asıl mesele incelik değil eşitliktir: kalınlığı değişen bir parçada ince uç kururken kalın uç çiğ kalır. Dövme, et liflerini de gevşettiği için şinitzeli ayrıca yumuşatır. Kalınlık eşitse pişirme kendiliğinden kolaylaşır.
İşe hazırlıkla başlanır. Göğsün alt yüzündeki küçük iç fileto ayrılır, çünkü ayrı kalınlıktadır ve birlikte dövüldüğünde dağılır; o parça ayrı bir işe, örneğin sotenin içine gider. İç filetonun ortasından geçen beyaz kiriş uçtan tutulup çekilerek çıkarılır. Göğsün yüzeyindeki parlak zarlar da sıyrılır, çünkü pişerken büzüşüp parçayı kıvırır. Son olarak et iyice kurulanır; ıslak et hem tahtada kayar hem kaplamayı tutmaz.
Kalın bir göğüs doğrudan dövülmez, önce ikiye açılır. Göğüs tahtaya yatırılır, bıçak yan tarafından ve tahtaya paralel girecek biçimde tutulur, et öbür elle üstten bastırılarak sabitlenir. Bıçak yavaşça ilerletilir ama karşı kenara kadar gitmez; bir santim kala durulur ve parça kitap gibi açılır. İstenirse ortadan tamamen ikiye de kesilebilir, o zaman iki ayrı şinitzel çıkar. Bu adım, dövme sırasında etin yırtılmasını önler.
Açılan parça iki pişirme kâğıdı ya da streç film arasına konur; doğrudan dövülen et parçalanır ve tezgâha yapışır. Dövme için et tokmağının düz yüzü kullanılır, dişli yüz lifleri yırtar ve parçayı delik deşik eder. Vuruşlar ortadan kenara doğru ve yayarak yapılır; dik ve sert vuruşlar eti inceltmez, yalnız delik açar. Hedef kalınlık bir santim dolayındadır ve parçanın her yerinde aynı olmalıdır. Tokmak yoksa ağır bir tencerenin dibi de iş görür.
Açılan şinitzel pişirmeye kadar bekletilecekse kâğıtların arasında, kapalı kapta ve buzdolabında tutulur. Tuz pişirmeden hemen önce atılır; erken tuzlanan ince et su bırakır ve yüzeyi ıslanır. Kaplama yapılacaksa un, yumurta ve galeta sırası bozulmaz, kaplı parça buzdolabında kısa süre dinlendirilir. Yağ sıcaklığı 170-180 °C bandında tutulur; bir santim kalınlığındaki bir parça bu sıcaklıkta yüzü başına birkaç dakikada biter. Tava değil geniş bir sahan kullanmak da işe yarar; parçalar birbirine değmeden yattığında yağın sıcaklığı düşmez.
Şinitzelde süre değil kalınlık belirleyicidir, ama güvenlik ölçüsü yine sabittir: kanatlı eti 74 °C'ye ulaşmalıdır. Bir santim kalınlığındaki bir parça bu sıcaklığa çok çabuk geldiği için asıl risk çiğ kalmak değil, fazla pişip kurumaktır. Pişen şinitzel kâğıt havluya değil tel ızgaraya alınır, yoksa altındaki kaplama kendi buharıyla yumuşar. Artan parçalar tek kat olarak saklanır, üst üste konanların kaplaması birbirine yapışır. Aynı yöntem dana ve kuzu şinitzelde de geçerlidir, yalnız oralarda hedef iç sıcaklık 63 °C'dir.