Yarma ve aşurelik buğday bulgurdan farklıdır: haşlanıp kurutulmamıştır, yani tencerede gerçekten pişmesi gerekir. Bu yüzden ikisi de bir gece soğuk suda ıslatılır ve bol suda uzun süre kaynatılır. Tane şişip yarıldığında ve dişe direnç vermeden ezildiğinde pişmiştir. Süre türe ve tanenin yaşına göre belirgin biçimde değişir, bu yüzden saatle değil tadımla karar verilir.
Bu iki malzemeyi bulgurdan ayıran şey üretim biçimidir. Bulgur haşlanıp kurutulmuş, yani önceden pişirilmiştir; yarma ve aşurelik buğday ise yalnız kabuğundan ayrılıp kırılmış ya da bütün bırakılmıştır. Yani tencereye çiğ olarak gelirler. Bu yüzden onlara uygulanan işlem su verme değil, gerçek anlamda pişirmedir ve bu da hem uzun bir ıslatma hem uzun bir kaynatma gerektirir. Bu yüzden bulgur tarifindeki süreler bu iki malzeme için hiçbir biçimde kullanılmaz. Bu yüzden paket üstünde hangi ürünün alındığı okunur; adlandırma bölgeden bölgeye değişir.
Islatma bir gece sürer. Taneler ayıklanıp yıkanır, geniş bir kaba alınır ve üzerine birkaç parmak su konur; buğday bu sürede belirgin biçimde şişer. Kap sıcak havalarda buzdolabına alınır. Sabah ıslatma suyu dökülür ve taneler durulanır. Islatma atlanırsa pişme süresi kat kat uzar ve taneler eşit yumuşamaz; dışı dağılırken içi sert kalır. Islatma kabı geniş seçilir, çünkü buğday şişerken suyun büyük bölümünü içine alır.
Pişirme bol suda yapılır. Taneler geniş bir tencereye alınır, üzerine cömertçe su konur ve kaynatılır; ilk köpük kevgirle alınır. Ateş kısılır ve buğday hafifçe fokurdayarak pişirilir. Su çekildikçe üzerine sıcak su eklenir. Süre türe göre bir saatten birkaç saate kadar değişir; bütün tane hâlindeki aşurelik buğday, kırılmış yarmadan belirgin biçimde daha uzun sürer. Tencerenin kapağı aralık bırakılır; kapalı kapakta nişastalı köpük kolayca taşar.
Pişmişlik ölçütü gözle ve dişle denetlenir. Tane şişer, boyuna yarılır ve içindeki beyaz kısım dışarı çıkar; bu görüntü işin sonuna yaklaşıldığını gösterir. Karar ise tadımla verilir: tane dişe hiç direnç vermeden eziliyorsa pişmiştir. Tuz ve varsa asitli malzemeler en sona bırakılır; erken eklenen asit tanenin yumuşamasını belirgin biçimde geciktirir. Denetim için her seferinde birkaç tane alınır, çünkü taneler aynı boyda değildir ve aynı anda pişmez.
Haşlama suyu atılmaz. Pişirme boyunca tanelerden suya nişasta geçer ve su kıvamlanır; aşurede tatlının kıvamını büyük ölçüde bu su verir. Keşkek ve buğday çorbasında da aynı su kullanılır. Pişen buğday kendi suyunda soğutulur ve buzdolabında suyuyla birlikte saklanır; susuz bırakılan taneler kurur ve sertleşir. Porsiyonlanıp dondurulabilir de. Dondurulacaksa buğday suyuyla birlikte porsiyonlanır ve üstüne tarih yazılır. Suyun kıvamı da bir göstergedir; koyulaşan su buğdayın gerçekten piştiğini anlatır.