Kuruları karıştır
6 dkUnu, zencefili, muskatı, tarçını ve tuzu geniş bir kâsede telle karıştırın. Fırını 180 °C'ye ısıtmaya bırakın ve iki tepsiye fırın kâğıdı serin.
Bulla, adada yüzyıldır aynı kalan bir okul çantası keki: yumurta yok, kabartma tozu yok, kek kabarmıyor. Melas, karbonat ve zencefil yoğun, koyu ve hafif çiğnenen bir hamur veriyor; şekli de yassı ve yuvarlak. Adada avokado dilimiyle ya da bir parça peynirle yenir, çünkü kendi başına çok tatlıdır. Korpustaki Toto hindistan cevizli ve kabarıktır; bulla melaslı, sert ve sadedir.
Unu, zencefili, muskatı, tarçını ve tuzu geniş bir kâsede telle karıştırın. Fırını 180 °C'ye ısıtmaya bırakın ve iki tepsiye fırın kâğıdı serin.
Melası, erimiş tereyağını ve suyu ayrı bir kâsede pürüzsüz olana kadar çırpın. Karbonatı ekleyip karıştırın; karışım anında köpürüp hacim kazanacaktır. Bu andan sonra beklemeden devam edin.
Islak karışımı unun ortasına dökün ve kaşıkla, sonra elle toparlayın. Hamur yapışkan ama elde şekil alacak kıvamda olmalı; çok yumuşaksa 2 yemek kaşığı un ekleyin. Fazla yoğurmayın, 1 dakika yeter.
Hamuru 8 eşit parçaya bölün, her parçayı yuvarlayıp avuç içiyle 1,5 cm kalınlığında, 10 cm çapında yassı diskler hâline getirin. Tepsilere aralarında 4 cm boşluk bırakarak dizin; hamur yayılmaz ama kenarları hafif kabarır.
180 °C fırında 25 dakika pişirin. Yüzey matlaşıp parmakla bastırıldığında geri gelmiyorsa ve kenarlar tepsiden kolayca kalkıyorsa hazırdır. Telin üstünde tamamen soğutun; avokado dilimi ya da bir parça beyaz peynirle servis edin.
Melas ile karbonatı birleştirir birleştirmez hamuru toparlayıp fırına verin; tepkime birkaç dakika içinde biter ve bekleyen hamur büsbütün taş gibi çıkar. Kekler fırından çıktığında yumuşaktır, sertliğini soğurken alır — o yüzden fırında fazla tutmayın.
Melası ölçerken kaşığı önce yağladım, yoksa yarısı kaşıkta kalıyor. Karbonatı da melasla buluşunca hemen fırına verin, beklerse kabarma gücü düşüyor ve kek yassı kalıyor.
Bu tarifi beğenenlerin denediği, aynı sofraya yakışan tarifler.
Önerin, şikayetin veya sorun — hepsine kulak veriyoruz.
Yazdıkların kaydedildi. Ekibimiz okuyacak; bir e-posta adresi bıraktıysan gerektiğinde oradan döneriz.